"Evler yıkıldı" diye bağırınca Peygamber gülümsedi ve: "Allah'ım! Etrafımıza, üzerimize değil" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1021, Kitap 15, Hadis 16
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir cuma günü hutbe okuyordu. İnsanlar ayağa kalkıp bağırdılar ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Yağmur kesildi, ağaçlar kızardı, hayvanlar helak oldu. Allah'a dua et de bize yağmur versin” dediler. Bunun üzerine iki defa: “Allah'ım! Bize yağmur ver” buyurdu. Allah'a yemin olsun ki gökyüzünde bir parça bulut bile görmüyorduk. Derken bir bulut belirdi ve yağmur yağdırdı. (Peygamber) minberden inip namaz kıldı. (Namazdan) ayrıldığında (yağmur) onu takip eden cumaya kadar yağmaya devam etti. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) hutbe okumak için kalkınca ona: “Evler yıkıldı, yollar kesildi. Allah'a dua et de onu bizden alıkoysun” diye bağırdılar. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) gülümsedi, sonra: “Allah'ım! Etrafımıza, üzerimize değil” buyurdu. Medine'nin üzeri açıldı; (yağmur) onun çevresine yağmaya başladı, Medine'ye ise tek bir damla bile yağmıyordu. Medine'ye baktım; o, taç (iklîl) gibi (bulutlarla çevrili) bir hâldeydi.

Sahîh-i Buhârî 1021, Kitap 15, Hadis 16

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ يَوْمَ جُمُعَةٍ، فَقَامَ النَّاسُ فَصَاحُوا فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَحَطَ الْمَطَرُ وَاحْمَرَّتِ الشَّجَرُ وَهَلَكَتِ الْبَهَائِمُ، فَادْعُ اللَّهَ يَسْقِينَا. فَقَالَ " اللَّهُمَّ اسْقِنَا ". مَرَّتَيْنِ، وَايْمُ اللَّهِ مَا نَرَى فِي السَّمَاءِ قَزَعَةً مِنْ سَحَابٍ، فَنَشَأَتْ سَحَابَةٌ وَأَمْطَرَتْ، وَنَزَلَ عَنِ الْمِنْبَرِ فَصَلَّى، فَلَمَّا انْصَرَفَ لَمْ تَزَلْ تُمْطِرُ إِلَى الْجُمُعَةِ الَّتِي تَلِيهَا، فَلَمَّا قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ صَاحُوا إِلَيْهِ تَهَدَّمَتِ الْبُيُوتُ وَانْقَطَعَتِ السُّبُلُ، فَادْعُ اللَّهَ يَحْبِسُهَا عَنَّا. فَتَبَسَّمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ " اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلاَ عَلَيْنَا ". فَكُشِطَتِ الْمَدِينَةُ، فَجَعَلَتْ تُمْطِرُ حَوْلَهَا وَلاَ تَمْطُرُ بِالْمَدِينَةِ قَطْرَةً، فَنَظَرْتُ إِلَى الْمَدِينَةِ وَإِنَّهَا لَفِي مِثْلِ الإِكْلِيلِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1021 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü