Resûlullah minberden inmeden yağmurun sakalından aşağı süzüldüğünü gördüm.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1033, Kitap 15, Hadis 28
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında insanlara bir kıtlık yılı isabet etti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) cuma günü minberde hutbe okurken bir bedevî kalkıp: “Ey Allah'ın Resûlü! Mallar (hayvanlar) helak oldu, çoluk çocuk acıktı. Allah'a bize yağmur vermesi için dua et” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ellerini kaldırdı; gökyüzünde bir parça bulut bile yoktu. Derken dağlar gibi bulutlar yükseldi. Sonra (Resûlullah) minberinden inmeden yağmurun sakalından aşağı süzüldüğünü gördüm. O gün, ertesi gün, ondan sonraki gün ve onu izleyen gün, diğer cumaya kadar bize yağmur yağdı. O bedevî -ya da başka bir adam- kalkıp: “Ey Allah'ın Resûlü! Binalar yıkıldı, mallar (hayvanlar) suda boğuldu. Allah'a bizim için dua et” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ellerini kaldırdı ve: “Allah'ım! Etrafımıza, üzerimize değil” buyurdu. Gökyüzünün hangi tarafına eliyle işaret ettiyse (bulut) oradan açılıyordu. Nihayet Medine (bulutların ortasında) bir çukur (açıklık) gibi kaldı. Vadi -Kanât vadisi- bir ay boyunca aktı. Hangi taraftan gelen olduysa mutlaka bol yağmurdan söz etti.

Sahîh-i Buhârî 1033, Kitap 15, Hadis 28

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، قَالَ أَخْبَرَنَا الأَوْزَاعِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ الأَنْصَارِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ أَصَابَتِ النَّاسَ سَنَةٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَبَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ عَلَى الْمِنْبَرِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ قَامَ أَعْرَابِيٌّ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، هَلَكَ الْمَالُ وَجَاعَ الْعِيَالُ، فَادْعُ اللَّهَ لَنَا أَنْ يَسْقِيَنَا. قَالَ فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَيْهِ، وَمَا فِي السَّمَاءِ قَزَعَةٌ، قَالَ فَثَارَ سَحَابٌ أَمْثَالُ الْجِبَالِ، ثُمَّ لَمْ يَنْزِلْ عَنْ مِنْبَرِهِ حَتَّى رَأَيْتُ الْمَطَرَ يَتَحَادَرُ عَلَى لِحْيَتِهِ، قَالَ فَمُطِرْنَا يَوْمَنَا ذَلِكَ، وَفِي الْغَدِ وَمِنْ بَعْدِ الْغَدِ وَالَّذِي يَلِيهِ إِلَى الْجُمُعَةِ الأُخْرَى، فَقَامَ ذَلِكَ الأَعْرَابِيُّ أَوْ رَجُلٌ غَيْرُهُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، تَهَدَّمَ الْبِنَاءُ وَغَرِقَ الْمَالُ، فَادْعُ اللَّهَ لَنَا. فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَيْهِ وَقَالَ " اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلاَ عَلَيْنَا ". قَالَ فَمَا جَعَلَ يُشِيرُ بِيَدِهِ إِلَى نَاحِيَةٍ مِنَ السَّمَاءِ إِلاَّ تَفَرَّجَتْ حَتَّى صَارَتِ الْمَدِينَةُ فِي مِثْلِ الْجَوْبَةِ، حَتَّى سَالَ الْوَادِي ـ وَادِي قَنَاةَ ـ شَهْرًا. قَالَ فَلَمْ يَجِئْ أَحَدٌ مِنْ نَاحِيَةٍ إِلاَّ حَدَّثَ بِالْجَوْدِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1033 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü