Resûlullah bize Kur'an'dan bir sûreyi öğrettiği gibi işlerde istihâreyi öğretirdi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1166, Kitap 19, Hadis 45
Türkçe meal

Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize Kur'an'dan bir sûreyi öğrettiği gibi işlerde istihâreyi öğretir ve şöyle buyururdu: “Biriniz bir işe niyet ettiğinde farz dışında iki rekât namaz kılsın, sonra şöyle desin: ‘Allahım! Senin ilminle senden hayır dilerim, kudretinle senden güç dilerim ve büyük lütfundan isterim. Çünkü sen güç yetirirsin, ben güç yetiremem; sen bilirsin, ben bilemem. Gizlilikleri en iyi bilen sensin. Allahım! Eğer bu işin dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından —veya: işimin şimdisi ve geleceği bakımından, dedi— benim için hayırlı olduğunu biliyorsan onu bana takdir et, kolaylaştır, sonra onu bana mübarek kıl. Eğer bu işin dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından —veya: işimin şimdisi ve geleceği bakımından, dedi— benim için şer olduğunu biliyorsan onu benden uzaklaştır, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra beni ona razı kıl.’ —Dedi ki:— Ve ihtiyacını (adıyla) anar.”

Sahîh-i Buhârî 1166, Kitap 19, Hadis 45

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي الْمَوَالِي، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُعَلِّمُنَا الاِسْتِخَارَةَ فِي الأُمُورِ كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآنِ يَقُولُ " إِذَا هَمَّ أَحَدُكُمْ بِالأَمْرِ فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ مِنْ غَيْرِ الْفَرِيضَةِ ثُمَّ لِيَقُلِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلاَ أَقْدِرُ وَتَعْلَمُ وَلاَ أَعْلَمُ وَأَنْتَ عَلاَّمُ الْغُيُوبِ، اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي ـ أَوْ قَالَ عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ ـ فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي ـ أَوْ قَالَ فِي عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ ـ فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنِي بِهِ ـ قَالَ ـ وَيُسَمِّي حَاجَتَهُ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1166 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü