Nâfi' şöyle rivayet etti:
İbn Ömer (radıyallahu anhümâ) kuşluk namazını yalnız iki günde kılardı: Mekke'ye geldiği gün -çünkü oraya kuşluk vakti gelirdi; Beyt'i tavaf eder, sonra Makam'ın arkasında iki rekât kılardı- ve Kubâ Mescidi'ne geldiği gün -çünkü oraya her cumartesi gelirdi; mescide girdiğinde, orada namaz kılmadan çıkmayı hoş görmezdi-. (Nâfi') dedi ki: (İbn Ömer), Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) oraya binekli ve yaya olarak ziyarette bulunduğunu anlatırdı. (Yine) dedi ki: (İbn Ömer) şöyle derdi: “Ben ancak arkadaşlarımın yaptığını gördüğüm gibi yaparım. Gece veya gündüz dilediği herhangi bir saatte kimseyi namaz kılmaktan men etmem; ancak güneşin doğuşunu ve batışını kollamayın.”
Sahîh-i Buhârî 1191, 1192, Kitap 20, Hadis 4
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ ـ هُوَ الدَّوْرَقِيُّ ـ حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، أَخْبَرَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ كَانَ لاَ يُصَلِّي مِنَ الضُّحَى إِلاَّ فِي يَوْمَيْنِ يَوْمَ يَقْدَمُ بِمَكَّةَ، فَإِنَّهُ كَانَ يَقْدَمُهَا ضُحًى، فَيَطُوفُ بِالْبَيْتِ، ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ خَلْفَ الْمَقَامِ، وَيَوْمَ يَأْتِي مَسْجِدَ قُبَاءٍ، فَإِنَّهُ كَانَ يَأْتِيهِ كُلَّ سَبْتٍ، فَإِذَا دَخَلَ الْمَسْجِدَ كَرِهَ أَنْ يَخْرُجَ مِنْهُ حَتَّى يُصَلِّيَ فِيهِ. قَالَ وَكَانَ يُحَدِّثُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَزُورُهُ رَاكِبًا وَمَاشِيًا. قَالَ وَكَانَ يَقُولُ إِنَّمَا أَصْنَعُ كَمَا رَأَيْتُ أَصْحَابِي يَصْنَعُونَ، وَلاَ أَمْنَعُ أَحَدًا أَنْ يُصَلِّيَ فِي أَىِّ سَاعَةٍ شَاءَ مِنْ لَيْلٍ أَوْ نَهَارٍ، غَيْرَ أَنْ لاَ تَتَحَرَّوْا طُلُوعَ الشَّمْسِ وَلاَ غُرُوبَهَا.