Paylaştırın, kendinizle birlikte bana da bir pay ayırın.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2276, Kitap 37, Hadis 16
Türkçe meal

Ebû Saîd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından bir grup, çıktıkları bir yolculukta Arap kabilelerinden birine konakladılar ve onlardan kendilerini misafir etmelerini istediler. Onlar ise onları misafir etmekten kaçındılar. Derken o kabilenin reisini (bir haşere) soktu. Onun için her şeyi denediler, hiçbir şey ona fayda vermedi. İçlerinden bazıları: “Şu konaklayan topluluğa gitseniz; belki onlardan birinin yanında bir şey vardır” dedi. Onlara gelip: “Ey topluluk! Reisimizi (bir haşere) soktu; onun için her şeyi denedik, hiçbir şey fayda vermiyor. Sizden birinin yanında bir şey var mı?” dediler. İçlerinden biri şöyle dedi: “Evet, vallahi ben rukye yaparım. Fakat vallahi biz sizden misafirlik istedik, siz bizi misafir etmediniz. Bize bir ücret belirlemedikçe size rukye yapmam.” Bunun üzerine bir koyun sürüsü karşılığında onlarla anlaştılar. O da gidip ona hafifçe tükürüyor ve “Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur” (Fâtiha 1/2) diye okuyordu. Adam sanki bağdan çözülmüş gibi oldu; hiçbir rahatsızlığı kalmadan yürümeye başladı. Bunun üzerine anlaştıkları ücreti onlara tam olarak ödediler. İçlerinden bazıları: “Paylaştırın” dedi. Rukye yapan kişi ise: “Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gidip olanı ona anlatıncaya ve bize ne emredeceğine bakıncaya kadar bunu yapmayın” dedi. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına gelip durumu ona anlattılar. Şöyle buyurdu: “Onun bir rukye olduğunu sana ne bildirdi?” Sonra: “İsabet etmişsiniz. Paylaştırın, kendinizle birlikte bana da bir pay ayırın” buyurdu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (bunun üzerine) güldü.

Şu'be dedi ki: Ebû Bişr bize anlattı: Ebû'l-Mütevekkil'i bunu (rivayet ederken) işittim.

Sahîh-i Buhârî 2276, Kitap 37, Hadis 16

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ أَبِي الْمُتَوَكِّلِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ انْطَلَقَ نَفَرٌ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي سَفْرَةٍ سَافَرُوهَا حَتَّى نَزَلُوا عَلَى حَىٍّ مِنْ أَحْيَاءِ الْعَرَبِ فَاسْتَضَافُوهُمْ، فَأَبَوْا أَنْ يُضَيِّفُوهُمْ، فَلُدِغَ سَيِّدُ ذَلِكَ الْحَىِّ، فَسَعَوْا لَهُ بِكُلِّ شَىْءٍ لاَ يَنْفَعُهُ شَىْءٌ، فَقَالَ بَعْضُهُمْ لَوْ أَتَيْتُمْ هَؤُلاَءِ الرَّهْطَ الَّذِينَ نَزَلُوا لَعَلَّهُ أَنْ يَكُونَ عِنْدَ بَعْضِهِمْ شَىْءٌ، فَأَتَوْهُمْ، فَقَالُوا يَا أَيُّهَا الرَّهْطُ، إِنَّ سَيِّدَنَا لُدِغَ، وَسَعَيْنَا لَهُ بِكُلِّ شَىْءٍ لاَ يَنْفَعُهُ، فَهَلْ عِنْدَ أَحَدٍ مِنْكُمْ مِنْ شَىْءٍ فَقَالَ بَعْضُهُمْ نَعَمْ وَاللَّهِ إِنِّي لأَرْقِي، وَلَكِنْ وَاللَّهِ لَقَدِ اسْتَضَفْنَاكُمْ فَلَمْ تُضِيِّفُونَا، فَمَا أَنَا بِرَاقٍ لَكُمْ حَتَّى تَجْعَلُوا لَنَا جُعْلاً. فَصَالَحُوهُمْ عَلَى قَطِيعٍ مِنَ الْغَنَمِ، فَانْطَلَقَ يَتْفِلُ عَلَيْهِ وَيَقْرَأُ {الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ} فَكَأَنَّمَا نُشِطَ مِنْ عِقَالٍ، فَانْطَلَقَ يَمْشِي وَمَا بِهِ قَلَبَةٌ، قَالَ فَأَوْفَوْهُمْ جُعْلَهُمُ الَّذِي صَالَحُوهُمْ عَلَيْهِ، فَقَالَ بَعْضُهُمُ اقْسِمُوا. فَقَالَ الَّذِي رَقَى لاَ تَفْعَلُوا، حَتَّى نَأْتِيَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَنَذْكُرَ لَهُ الَّذِي كَانَ، فَنَنْظُرَ مَا يَأْمُرُنَا. فَقَدِمُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرُوا لَهُ، فَقَالَ " وَمَا يُدْرِيكَ أَنَّهَا رُقْيَةٌ ـ ثُمَّ قَالَ ـ قَدْ أَصَبْتُمُ اقْسِمُوا وَاضْرِبُوا لِي مَعَكُمْ سَهْمًا ". فَضَحِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . وَقَالَ شُعْبَةُ حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ سَمِعْتُ أَبَا الْمُتَوَكِّلِ بِهَذَا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2276 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü