Câbir yorgun devesini Peygamber'e bir ukiyyeye sattı ve ailesine kadar ona binmeyi şart koştu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2718, Kitap 54, Hadis 7
Türkçe meal

Câbir (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Kendisi yorulmuş bir devesi üzerinde gidiyordu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) (yanından) geçti, deveye vurdu ve onun için dua etti. Deve benzeri görülmemiş bir yürüyüşle yürümeye başladı. Sonra: “Onu bana bir ukiyyeye sat” buyurdu. “Hayır” dedim. Sonra (yine): “Onu bana bir ukiyyeye sat” buyurdu. Ben de onu sattım ve ailemin yanına kadar ona binmeyi istisna ettim. (Medine'ye) geldiğimizde deveyi ona getirdim; bedelini bana peşin ödedi. Sonra ayrıldım; arkamdan (birini) gönderdi ve: “Deveni alacak değildim; o deveni al, o senin malındır” buyurdu.

Şu'be, Mugîre'den, o Âmir'den, o da Câbir'den (yaptığı rivayette) şöyle dedi: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye kadar onun sırtını bana bıraktı.”

İshâk, Cerîr'den, o da Mugîre'den (yaptığı rivayette) şöyle dedi: “Medine'ye varıncaya kadar sırtına binmek benim olmak üzere onu sattım.”

Atâ ve başkaları: “Medine'ye kadar sırtı senindir” dedi. Muhammed b. el-Münkedir, Câbir'den: “Medine'ye kadar sırtını şart koştu” dedi. Zeyd b. Eslem, Câbir'den: “Dönünceye kadar sırtı senindir” dedi. Ebü'z-Zübeyr, Câbir'den: “Medine'ye kadar sırtını sana bıraktık” dedi. A'meş, Sâlim'den, o da Câbir'den: “Ailene kadar ona binerek git” dedi.

Ubeydullah ve İbn İshâk, Vehb'den, o da Câbir'den: “Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onu bir ukiyyeye satın aldı” dedi. Zeyd b. Eslem de Câbir'den (rivayetinde) buna mütâbaat etti. İbn Cüreyc, Atâ ve başkalarından, onlar da Câbir'den: “Onu dört dinara aldım” dedi. Bu, dinarın on dirhem hesabıyla bir ukiyye eder. Mugîre, Şa'bî'den, o da Câbir'den (yaptığı rivayette); İbnü'l-Münkedir ve Ebü'z-Zübeyr de Câbir'den (yaptıkları rivayette) bedeli açıklamadılar. A'meş, Sâlim'den, o da Câbir'den: “Bir ukiyye altın” dedi. Ebû İshâk, Sâlim'den, o da Câbir'den: “İki yüz dirheme” dedi. Dâvûd b. Kays, Ubeydullah b. Miksem'den, o da Câbir'den: “Onu Tebük yolunda satın aldı; sanırım dört ukiyyeye, dedi” dedi. Ebû Nadra, Câbir'den: “Onu yirmi dinara satın aldı” dedi.

Ebû Abdullah (Buhârî) dedi ki: Şa'bî'nin “bir ukiyyeye” sözü daha çok (rivayet edilmiştir). Şart koşma (rivayeti) bence daha çok ve daha sahihtir.

Sahîh-i Buhârî 2718, Kitap 54, Hadis 7

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ، قَالَ سَمِعْتُ عَامِرًا، يَقُولُ حَدَّثَنِي جَابِرٌ ـ رضى الله عنه أَنَّهُ كَانَ يَسِيرُ عَلَى جَمَلٍ لَهُ قَدْ أَعْيَا، فَمَرَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَضَرَبَهُ، فَدَعَا لَهُ، فَسَارَ بِسَيْرٍ لَيْسَ يَسِيرُ مِثْلَهُ ثُمَّ قَالَ " بِعْنِيهِ بِوَقِيَّةٍ ". قُلْتُ لاَ. ثُمَّ قَالَ " بِعْنِيهِ بِوَقِيَّةٍ ". فَبِعْتُهُ فَاسْتَثْنَيْتُ حُمْلاَنَهُ إِلَى أَهْلِي، فَلَمَّا قَدِمْنَا أَتَيْتُهُ بِالْجَمَلِ، وَنَقَدَنِي ثَمَنَهُ، ثُمَّ انْصَرَفْتُ، فَأَرْسَلَ عَلَى إِثْرِي، قَالَ " مَا كُنْتُ لآخُذَ جَمَلَكَ، فَخُذْ جَمَلَكَ ذَلِكَ فَهْوَ مَالُكَ " . قَالَ شُعْبَةُ عَنْ مُغِيرَةَ عَنْ عَامِرٍ عَنْ جَابِرٍ أَفْقَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ظَهْرَهُ إِلَىَ الْمَدِينَةِ. وَقَالَ إِسْحَاقُ عَنْ جَرِيرٍ عَنْ مُغِيرَةَ فَبِعْتُهُ عَلَى أَنَّ لِي فَقَارَ ظَهْرِهِ حَتَّى أَبْلُغَ الْمَدِينَةَ. وَقَالَ عَطَاءٌ وَغَيْرُهُ لَكَ ظَهْرُهُ إِلَى الْمَدِينَةِ، وَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ عَنْ جَابِرٍ شَرَطَ ظَهْرَهُ إِلَى الْمَدِينَةِ. وَقَالَ زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ عَنْ جَابِرٍ وَلَكَ ظَهْرُهُ حَتَّى تَرْجِعَ. وَقَالَ أَبُو الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ أَفْقَرْنَاكَ ظَهْرَهُ إِلَى الْمَدِينَةِ. وَقَالَ الأَعْمَشُ عَنْ سَالِمٍ عَنْ جَابِرٍ تَبَلَّغْ عَلَيْهِ إِلَى أَهْلِكَ. وَقَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ وَابْنُ إِسْحَاقَ عَنْ وَهْبٍ عَنْ جَابِرٍ اشْتَرَاهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِوَقِيَّةٍ. وَتَابَعَهُ زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ عَنْ جَابِرٍ. وَقَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ عَطَاءٍ وَغَيْرِهِ عَنْ جَابِرٍ أَخَذْتُهُ بِأَرْبَعَةِ دَنَانِيرَ. وَهَذَا يَكُونُ وَقِيَّةً عَلَى حِسَابِ الدِّينَارِ بِعَشَرَةِ دَرَاهِمَ. وَلَمْ يُبَيِّنِ الثَّمَنَ مُغِيرَةُ عَنِ الشَّعْبِيِّ عَنْ جَابِرٍ، وَابْنُ الْمُنْكَدِرِ وَأَبُو الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ. وَقَالَ الأَعْمَشُ عَنْ سَالِمٍ عَنْ جَابِرٍ وَقِيَّةُ ذَهَبٍ. وَقَالَ أَبُو إِسْحَاقَ عَنْ سَالِمٍ عَنْ جَابِرٍ بِمِائَتَىْ دِرْهَمٍ. وَقَالَ دَاوُدُ بْنُ قَيْسٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مِقْسَمٍ عَنْ جَابِرٍ اشْتَرَاهُ بِطَرِيقِ تَبُوكَ، أَحْسِبُهُ قَالَ بِأَرْبَعِ أَوَاقٍ. وَقَالَ أَبُو نَضْرَةَ عَنْ جَابِرٍ اشْتَرَاهُ بِعِشْرِينَ دِينَارًا. وَقَوْلُ الشَّعْبِيِّ بِوَقِيَّةٍ أَكْثَرُ. الاِشْتِرَاطُ أَكْثَرُ وَأَصَحُّ عِنْدِي. قَالَهُ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2718 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü