Vallahi ben Abdullah oğlu Muhammed'im; vallahi ben Allah'ın Resûlüyüm.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3184, Kitap 58, Hadis 26
Türkçe meal

Berâ (b. Âzib) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) umre yapmak isteyince Mekke'ye girmek için izin istemek üzere Mekkelilere (adam) gönderdi. Orada üç geceden fazla kalmamasını, oraya ancak kınındaki silahlarla girmesini ve onlardan hiç kimseyi (İslâm'a) davet etmemesini ona şart koştular. Aralarındaki şartı Ali b. Ebû Tâlib yazmaya başladı ve şöyle yazdı: “Bu, Allah'ın Resûlü Muhammed'in üzerinde anlaştığı şeydir.” (Müşrikler): “Senin Allah'ın Resûlü olduğunu bilseydik seni engellemezdik ve sana biat ederdik. Fakat ‘Bu, Abdullah oğlu Muhammed'in üzerinde anlaştığı şeydir’ diye yaz” dediler. (Peygamber): “Vallahi ben Abdullah oğlu Muhammed'im; vallahi ben Allah'ın Resûlüyüm” buyurdu. (Berâ) dedi ki: O, yazı yazmazdı. Ali'ye: “‘Allah'ın Resûlü’ (ibaresini) sil” buyurdu. Ali: “Vallahi onu asla silmem” dedi. “Öyleyse onu bana göster” buyurdu. Ali ona gösterdi, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de onu eliyle sildi. (Mekke'ye) girip günler geçince (Mekkeliler) Ali'ye gelip: “Arkadaşına söyle de (Mekke'den) ayrılsın” dediler. Ali bunu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) söyledi. “Evet” buyurdu, sonra ayrıldı.

Sahîh-i Buhârî 3184, Kitap 58, Hadis 26

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا شُرَيْحُ بْنُ مَسْلَمَةَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ يُوسُفَ بْنِ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي الْبَرَاءُ ـ رضى الله عنه أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمَّا أَرَادَ أَنْ يَعْتَمِرَ أَرْسَلَ إِلَى أَهْلِ مَكَّةَ يَسْتَأْذِنُهُمْ لِيَدْخُلَ مَكَّةَ، فَاشْتَرَطُوا عَلَيْهِ أَنْ لاَ يُقِيمَ بِهَا إِلاَّ ثَلاَثَ لَيَالٍ، وَلاَ يَدْخُلَهَا إِلاَّ بِجُلُبَّانِ السِّلاَحِ، وَلاَ يَدْعُوَ مِنْهُمْ أَحَدًا، قَالَ فَأَخَذَ يَكْتُبُ الشَّرْطَ بَيْنَهُمْ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ، فَكَتَبَ هَذَا مَا قَاضَى عَلَيْهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ. فَقَالُوا لَوْ عَلِمْنَا أَنَّكَ رَسُولُ اللَّهِ لَمْ نَمْنَعْكَ وَلَبَايَعْنَاكَ، وَلَكِنِ اكْتُبْ هَذَا مَا قَاضَى عَلَيْهِ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ. فَقَالَ " أَنَا وَاللَّهِ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ وَأَنَا وَاللَّهِ رَسُولُ اللَّهِ ". قَالَ وَكَانَ لاَ يَكْتُبُ قَالَ فَقَالَ لِعَلِيٍّ " امْحُ رَسُولَ اللَّهِ ". فَقَالَ عَلِيٌّ وَاللَّهِ لاَ أَمْحَاهُ أَبَدًا. قَالَ " فَأَرِنِيهِ ". قَالَ فَأَرَاهُ إِيَّاهُ، فَمَحَاهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ، فَلَمَّا دَخَلَ وَمَضَى الأَيَّامُ أَتَوْا عَلِيًّا فَقَالُوا مُرْ صَاحِبَكَ فَلْيَرْتَحِلْ. فَذَكَرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " نَعَمْ " ثُمَّ ارْتَحَلَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3184 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü