Abdullah b. Selâm, yalnızca bir peygamberin bilebileceği üç şeyi sordu ve Müslüman oldu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3329, Kitap 60, Hadis 4
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Abdullah b. Selâm'a, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye geldiği haberi ulaştı. Ona gelip: “Sana, yalnızca bir peygamberin bilebileceği üç şey soracağım: Kıyametin ilk alameti nedir? Cennet ehlinin yiyeceği ilk yemek nedir? Çocuk hangi şeyden dolayı babasına, hangi şeyden dolayı dayılarına çeker?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bunları bana az önce Cebrâil haber verdi” buyurdu. Abdullah: “O, melekler arasında Yahudilerin düşmanıdır” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kıyametin ilk alameti, insanları doğudan batıya toplayacak bir ateştir. Cennet ehlinin yiyeceği ilk yemek, balık ciğerinin fazlalığıdır (ucundaki parçadır). Çocuktaki benzerliğe gelince: Erkek kadınla birleştiğinde onun suyu (kadınınkini) geçerse benzerlik ona olur; kadının suyu geçerse benzerlik ona olur.” (Abdullah): “Şehadet ederim ki sen Allah'ın Resûlüsün” dedi. Sonra: “Ey Allah'ın Resûlü! Yahudiler iftiracı bir kavimdir. Sen onlara sormadan önce Müslüman olduğumu öğrenirlerse senin yanında bana iftira ederler” dedi.

Yahudiler geldi; Abdullah da eve girdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Abdullah b. Selâm aranızda nasıl bir adamdır?” buyurdu. “En bilginimiz ve en bilginimizin oğlu, en hayırlımız ve en hayırlımızın oğludur” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Abdullah Müslüman olursa ne dersiniz?” buyurdu. “Allah onu bundan korusun” dediler. Bunun üzerine Abdullah yanlarına çıktı ve: “Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed Allah'ın Resûlüdür” dedi. Onlar da: “En kötümüz ve en kötümüzün oğlu” dediler ve onu kötülemeye başladılar.

Sahîh-i Buhârî 3329, Kitap 60, Hadis 4

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلاَمٍ، أَخْبَرَنَا الْفَزَارِيُّ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَلَغَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَلاَمٍ مَقْدَمُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ، فَأَتَاهُ، فَقَالَ إِنِّي سَائِلُكَ عَنْ ثَلاَثٍ لاَ يَعْلَمُهُنَّ إِلاَّ نَبِيٌّ، {قَالَ مَا} أَوَّلُ أَشْرَاطِ السَّاعَةِ وَمَا أَوَّلُ طَعَامٍ يَأْكُلُهُ أَهْلُ الْجَنَّةِ وَمِنْ أَىِّ شَىْءٍ يَنْزِعُ الْوَلَدُ إِلَى أَبِيهِ وَمِنْ أَىِّ شَىْءٍ يَنْزِعُ إِلَى أَخْوَالِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " خَبَّرَنِي بِهِنَّ آنِفًا جِبْرِيلُ ". قَالَ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ ذَاكَ عَدُوُّ الْيَهُودِ مِنَ الْمَلاَئِكَةِ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَمَّا أَوَّلُ أَشْرَاطِ السَّاعَةِ فَنَارٌ تَحْشُرُ النَّاسَ مِنَ الْمَشْرِقِ إِلَى الْمَغْرِبِ. وَأَمَّا أَوَّلُ طَعَامٍ يَأْكُلُهُ أَهْلُ الْجَنَّةِ فَزِيَادَةُ كَبِدِ حُوتٍ. وَأَمَّا الشَّبَهُ فِي الْوَلَدِ فَإِنَّ الرَّجُلَ إِذَا غَشِيَ الْمَرْأَةَ فَسَبَقَهَا مَاؤُهُ كَانَ الشَّبَهُ لَهُ، وَإِذَا سَبَقَ مَاؤُهَا كَانَ الشَّبَهُ لَهَا ". قَالَ أَشْهَدُ أَنَّكَ رَسُولُ اللَّهِ. ثُمَّ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الْيَهُودَ قَوْمٌ بُهُتٌ، إِنْ عَلِمُوا بِإِسْلاَمِي قَبْلَ أَنْ تَسْأَلَهُمْ بَهَتُونِي عِنْدَكَ، فَجَاءَتِ الْيَهُودُ وَدَخَلَ عَبْدُ اللَّهِ الْبَيْتَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَىُّ رَجُلٍ فِيكُمْ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَلاَمٍ ". قَالُوا أَعْلَمُنَا وَابْنُ أَعْلَمِنَا وَأَخْبَرُنَا وَابْنُ أَخْيَرِنَا. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَفَرَأَيْتُمْ إِنْ أَسْلَمَ عَبْدُ اللَّهِ ". قَالُوا أَعَاذَهُ اللَّهُ مِنْ ذَلِكَ. فَخَرَجَ عَبْدُ اللَّهِ إِلَيْهِمْ فَقَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ. فَقَالُوا شَرُّنَا وَابْنُ شَرِّنَا. وَوَقَعُوا فِيهِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3329 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü