Keşke yemin ettiğim zaman yapacağım bir amel belirleseydim de onu yapıp bitirseydim.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3505, Kitap 61, Hadis 15
Türkçe meal

Urve b. Zübeyr şöyle rivayet etti:

Abdullah b. Zübeyr, Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Ebû Bekir'den sonra Âişe'ye insanların en sevimlisiydi; o da ona insanların en iyi davrananıydı. Âişe, Allah'ın rızkından kendisine gelen hiçbir şeyi tutmaz, tasadduk ederdi. İbn Zübeyr: “Onun elinden tutmak (onu engellemek) gerekir” dedi. Âişe: “Benim elimden mi tutulacak? Onunla konuşursam üzerime adak olsun!” dedi. (İbn Zübeyr) Kureyş'ten bazı adamları ve özellikle Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) dayılarını ona aracı yaptı; fakat o kabul etmedi. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) dayıları olan Zühreoğulları -aralarında Abdurrahman b. Esved b. Abdüyeğûs ile Misver b. Mahreme de vardı- ona: “Biz izin istediğimizde sen perdeyi aşıp gir” dediler. O da öyle yaptı. (Sonra) Âişe'ye on köle gönderdi; o da onları azat etti. Sonra kırka ulaşıncaya kadar köle azat etmeye devam etti ve şöyle dedi: “Keşke yemin ettiğim zaman yapacağım bir amel belirleseydim de onu yapıp bitirseydim.”

Sahîh-i Buhârî 3505, Kitap 61, Hadis 15

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو الأَسْوَدِ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، قَالَ كَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الزُّبَيْرِ أَحَبَّ الْبَشَرِ إِلَى عَائِشَةَ بَعْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ، وَكَانَ أَبَرَّ النَّاسِ بِهَا، وَكَانَتْ لاَ تُمْسِكُ شَيْئًا مِمَّا جَاءَهَا مِنْ رِزْقِ اللَّهِ {إِلاَّ} تَصَدَّقَتْ. فَقَالَ ابْنُ الزُّبَيْرِ يَنْبَغِي أَنْ يُؤْخَذَ عَلَى يَدَيْهَا. فَقَالَتْ أَيُؤْخَذُ عَلَى يَدَىَّ عَلَىَّ نَذْرٌ إِنْ كَلَّمْتُهُ. فَاسْتَشْفَعَ إِلَيْهَا بِرِجَالٍ مِنْ قُرَيْشٍ، وَبِأَخْوَالِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَاصَّةً فَامْتَنَعَتْ، فَقَالَ لَهُ الزُّهْرِيُّونَ أَخْوَالُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الأَسْوَدِ بْنِ عَبْدِ يَغُوثَ وَالْمِسْوَرُ بْنُ مَخْرَمَةَ إِذَا اسْتَأْذَنَّا فَاقْتَحِمِ الْحِجَابَ. فَفَعَلَ، فَأَرْسَلَ إِلَيْهَا بِعَشْرِ رِقَابٍ، فَأَعْتَقَتْهُمْ، ثُمَّ لَمْ تَزَلْ تُعْتِقُهُمْ حَتَّى بَلَغَتْ أَرْبَعِينَ. فَقَالَتْ وَدِدْتُ أَنِّي جَعَلْتُ حِينَ حَلَفْتُ عَمَلاً أَعْمَلُهُ فَأَفْرُغَ مِنْهُ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3505 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü