Ömrün uzun olursa hevdeçteki kadının Hîre'den gelip Allah'tan başka kimseden korkmadan Kâbe'yi tavaf ettiğini göreceksin.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3595, Kitap 61, Hadis 102
Türkçe meal

Adî b. Hâtim (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ben Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındayken bir adam ona geldi ve yoksulluktan şikâyet etti. Sonra bir başkası geldi ve yolların kesilmesinden şikâyet etti. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Ey Adî! Hîre'yi gördün mü?” “Onu görmedim, ama bana ondan haber verildi” dedim. Şöyle buyurdu: “Eğer ömrün uzun olursa, hevdeç içindeki kadının Hîre'den yola çıkıp Allah'tan başka hiç kimseden korkmadan gelerek Kâbe'yi tavaf ettiğini mutlaka göreceksin.” -İçimden kendi kendime: “Peki ülkeyi ateşe veren Tayy (kabilesi)nin eşkıyası nerede olacak?” dedim.- “Eğer ömrün uzun olursa Kisrâ'nın hazineleri mutlaka fethedilecek.” “Kisrâ b. Hürmüz mü?” dedim. Şöyle buyurdu: “Kisrâ b. Hürmüz. Eğer ömrün uzun olursa, bir adamın avucunu doldurarak altın ya da gümüş çıkardığını, onu kendisinden kabul edecek birini aradığını, fakat ondan kabul edecek hiç kimse bulamadığını mutlaka göreceksin. Sizden biri, Allah'a kavuşacağı gün, kendisiyle O'nun arasında tercümanlık edecek bir tercüman olmaksızın O'na mutlaka kavuşacaktır. (Allah) ona: ‘Sana tebliğ etsin diye bir resul göndermedim mi?’ diyecek. O: ‘Evet’ diyecek. ‘Sana mal vermedim mi, sana lütufta bulunmadım mı?’ diyecek. O: ‘Evet’ diyecek. Sağına bakacak, cehennemden başka bir şey görmeyecek; soluna bakacak, cehennemden başka bir şey görmeyecek.”

Adî dedi ki: Peygamber'i (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Yarım hurmayla da olsa ateşten korunun. Yarım hurma bulamayan da güzel bir sözle (korunsun).”

Adî dedi ki: Hevdeç içindeki kadının Hîre'den yola çıkıp Allah'tan başka kimseden korkmadan gelerek Kâbe'yi tavaf ettiğini gördüm. Kisrâ b. Hürmüz'ün hazinelerini fethedenler arasında ben de vardım. Eğer sizin ömrünüz uzun olursa, Peygamber Ebü'l-Kâsım'ın (sallallahu aleyhi ve sellem): “Avucunu doldurarak (altın) çıkarır” buyurduğunu da mutlaka göreceksiniz.

Sahîh-i Buhârî 3595, Kitap 61, Hadis 102

Arapça metin
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْحَكَمِ، أَخْبَرَنَا النَّضْرُ، أَخْبَرَنَا إِسْرَائِيلُ، أَخْبَرَنَا سَعْدٌ الطَّائِيُّ، أَخْبَرَنَا مُحِلُّ بْنُ خَلِيفَةَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، قَالَ بَيْنَا أَنَا عِنْدَ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم إِذْ أَتَاهُ رَجُلٌ فَشَكَا إِلَيْهِ الْفَاقَةَ، ثُمَّ أَتَاهُ آخَرُ، فَشَكَا قَطْعَ السَّبِيلِ. فَقَالَ " يَا عَدِيُّ هَلْ رَأَيْتَ الْحِيرَةَ ". قُلْتُ لَمْ أَرَهَا وَقَدْ أُنْبِئْتُ عَنْهَا. قَالَ " فَإِنْ طَالَتْ بِكَ حَيَاةٌ لَتَرَيَنَّ الظَّعِينَةَ تَرْتَحِلُ مِنَ الْحِيرَةِ، حَتَّى تَطُوفَ بِالْكَعْبَةِ، لاَ تَخَافُ أَحَدًا إِلاَّ اللَّهَ " ـ قُلْتُ فِيمَا بَيْنِي وَبَيْنَ نَفْسِي فَأَيْنَ دُعَّارُ طَيِّئٍ الَّذِينَ قَدْ سَعَّرُوا الْبِلاَدَ " وَلَئِنْ طَالَتْ بِكَ حَيَاةٌ لَتُفْتَحَنَّ كُنُوزُ كِسْرَى ". قُلْتُ كِسْرَى بْنِ هُرْمُزَ قَالَ " كِسْرَى بْنِ هُرْمُزَ، وَلَئِنْ طَالَتْ بِكَ حَيَاةٌ، لَتَرَيَنَّ الرَّجُلَ يُخْرِجُ مِلْءَ كَفِّهِ مِنْ ذَهَبٍ أَوْ فِضَّةٍ، يَطْلُبُ مَنْ يَقْبَلُهُ مِنْهُ، فَلاَ يَجِدُ أَحَدًا يَقْبَلُهُ مِنْهُ، وَلَيَلْقَيَنَّ اللَّهَ أَحَدُكُمْ يَوْمَ يَلْقَاهُ، وَلَيْسَ بَيْنَهُ وَبَيْنَهُ تُرْجُمَانٌ يُتَرْجِمُ لَهُ. فَيَقُولَنَّ أَلَمْ أَبْعَثْ إِلَيْكَ رَسُولاً فَيُبَلِّغَكَ فَيَقُولُ بَلَى. فَيَقُولُ أَلَمْ أُعْطِكَ مَالاً وَأُفْضِلْ عَلَيْكَ فَيَقُولُ بَلَى. فَيَنْظُرُ عَنْ يَمِينِهِ فَلاَ يَرَى إِلاَّ جَهَنَّمَ، وَيَنْظُرُ عَنْ يَسَارِهِ فَلاَ يَرَى إِلاَّ جَهَنَّمَ ". قَالَ عَدِيٌّ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " اتَّقُوا النَّارَ وَلَوْ بِشِقَّةِ تَمْرَةٍ، فَمَنْ لَمْ يَجِدْ شِقَّةَ تَمْرَةٍ فَبِكَلِمَةٍ طَيِّبَةٍ ". قَالَ عَدِيٌّ فَرَأَيْتُ الظَّعِينَةَ تَرْتَحِلُ مِنَ الْحِيرَةِ حَتَّى تَطُوفَ بِالْكَعْبَةِ، لاَ تَخَافُ إِلاَّ اللَّهَ، وَكُنْتُ فِيمَنِ افْتَتَحَ كُنُوزَ كِسْرَى بْنِ هُرْمُزَ، وَلَئِنْ طَالَتْ بِكُمْ حَيَاةٌ لَتَرَوُنَّ مَا قَالَ النَّبِيُّ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم " يُخْرِجُ مِلْءَ كَفِّهِ " .

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3595 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü