Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye gelince Ebû Bekir ve Bilâl hummaya yakalandı. Yanlarına girdim ve: “Babacığım, kendini nasıl buluyorsun? Ey Bilâl, kendini nasıl buluyorsun?” dedim. Ebû Bekir'i humma tuttuğunda şöyle derdi: “Her kişi ailesi içinde sabahlar; ölüm ise ona nalının kayışından daha yakındır.” Bilâl'den humma kalkınca da sesini yükseltir ve şöyle derdi: “Keşke bilsem, etrafımda izhir ve celîl (otları) varken bir vadide bir gece geçirecek miyim? Bir gün Mecenne sularına varacak mıyım? Şâme ve Tafîl (dağları) bana görünecek mi?” Âişe dedi ki: Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ona haber verdim. Şöyle buyurdu: “Allah'ım! Mekke'yi sevdiğimiz gibi, hatta daha çok Medine'yi bize sevdir. Onu sağlıklı kıl, sâ'ında ve müddünde bize bereket ver. Hummasını da nakledip Cuhfe'ye koy.”
Sahîh-i Buhârî 3926, Kitap 63, Hadis 151