Ümmü'l-Alâ rüyasında Osman b. Maz'ûn için akan bir pınar gördü; Peygamber: "O, onun amelidir" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3929, Kitap 63, Hadis 154
Türkçe meal

Hârice b. Zeyd b. Sâbit, Ensâr kadınlarından Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) biat etmiş bir kadın olan Ümmü'l-Alâ'dan şöyle rivayet etti:

Ensâr, Muhâcirlerin (kimin yanında) kalacağı hakkında kura çektiğinde Osman b. Maz'ûn onların yanında kalmak üzere (kurada) çıktı. Ümmü'l-Alâ dedi ki: Osman bizim yanımızda hastalandı; vefat edinceye kadar ona baktım. Onu elbiseleri içine koyduk. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) yanımıza girdi. Ben: “Allah'ın rahmeti üzerine olsun ey Ebü's-Sâib! Senin hakkındaki şahitliğim şudur ki Allah sana ikram etmiştir” dedim. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah'ın ona ikram ettiğini sen nereden biliyorsun?” buyurdu. Ben: “Bilmiyorum, anam babam sana feda olsun ey Allah'ın Resûlü! Peki (ona değilse) kime?” dedim. Şöyle buyurdu: “Ona gelince, vallahi ona yakîn (ölüm) geldi. Vallahi ben onun için hayır umuyorum. Vallahi ben Allah'ın Resûlü olduğum hâlde bana ne yapılacağını bilmiyorum.” (Ümmü'l-Alâ) dedi ki: Vallahi ondan sonra hiç kimseyi temize çıkarmam. Bu beni üzdü; uyudum ve rüyamda Osman b. Maz'ûn için akan bir pınar gösterildi. Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ona haber verdim. “O, onun amelidir” buyurdu.

Sahîh-i Buhârî 3929, Kitap 63, Hadis 154

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ خَارِجَةَ بْنِ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ أُمَّ الْعَلاَءِ ـ امْرَأَةً مِنْ نِسَائِهِمْ بَايَعَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ـ أَخْبَرَتْهُ أَنَّ عُثْمَانَ بْنَ مَظْعُونٍ طَارَ لَهُمْ فِي السُّكْنَى حِينَ اقْتَرَعَتِ الأَنْصَارُ عَلَى سُكْنَى الْمُهَاجِرِينَ، قَالَتْ أُمُّ الْعَلاَءِ فَاشْتَكَى عُثْمَانُ عِنْدَنَا، فَمَرَّضْتُهُ حَتَّى تُوُفِّيَ، وَجَعَلْنَاهُ فِي أَثْوَابِهِ، فَدَخَلَ عَلَيْنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ رَحْمَةُ اللَّهِ عَلَيْكَ أَبَا السَّائِبِ، شَهَادَتِي عَلَيْكَ لَقَدْ أَكْرَمَكَ اللَّهُ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " وَمَا يُدْرِيكِ أَنَّ اللَّهَ أَكْرَمَهُ ". قَالَتْ قُلْتُ لاَ أَدْرِي بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ فَمَنْ قَالَ " أَمَّا هُوَ فَقَدْ جَاءَهُ وَاللَّهِ الْيَقِينُ، وَاللَّهِ إِنِّي لأَرْجُو لَهُ الْخَيْرَ، وَمَا أَدْرِي وَاللَّهِ وَأَنَا رَسُولُ اللَّهِ مَا يُفْعَلُ بِي ". قَالَتْ فَوَاللَّهِ لاَ أُزَكِّي أَحَدًا بَعْدَهُ قَالَتْ فَأَحْزَنَنِي ذَلِكَ فَنِمْتُ فَأُرِيتُ لِعُثْمَانَ بْنِ مَظْعُونٍ عَيْنًا تَجْرِي، فَجِئْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ. فَقَالَ " ذَلِكَ عَمَلُهُ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3929 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü