Ebü'l-Minhâl Abdurrahman b. Mut'im şöyle rivayet etti:
Bir ortağım çarşıda veresiye dirhem sattı. “Sübhânallah! Bu caiz olur mu?” dedim. “Sübhânallah! Vallahi ben onu çarşıda sattım, kimse bunu ayıplamadı” dedi. Berâ b. Âzib'e sordum; şöyle dedi: “Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) geldiğinde biz bu alışverişi yapıyorduk. ‘Elden ele (peşin) olanında bir sakınca yoktur; veresiye olanı ise caiz değildir’ buyurdu. Zeyd b. Erkam'a git, ona da sor; çünkü o ticareti en büyük olanımızdı.” Zeyd b. Erkam'a sordum, o da bunun benzerini söyledi.
Süfyân bir defasında: “Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye yanımıza geldiğinde biz alışveriş yapıyorduk” dedi ve “mevsime ya da hacca kadar veresiye” dedi.
Sahîh-i Buhârî 3939, 3940, Kitap 63, Hadis 164
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، سَمِعَ أَبَا الْمِنْهَالِ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ مُطْعِمٍ، قَالَ بَاعَ شَرِيكٌ لِي دَرَاهِمَ فِي السُّوقِ نَسِيئَةً فَقُلْتُ سُبْحَانَ اللَّهِ أَيَصْلُحُ هَذَا فَقَالَ سُبْحَانَ اللَّهِ، وَاللَّهِ لَقَدْ بِعْتُهَا فِي السُّوقِ فَمَا عَابَهُ أَحَدٌ، فَسَأَلْتُ الْبَرَاءَ بْنَ عَازِبٍ فَقَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ نَتَبَايَعُ هَذَا الْبَيْعَ، فَقَالَ " مَا كَانَ يَدًا بِيَدٍ فَلَيْسَ بِهِ بَأْسٌ، وَمَا كَانَ نَسِيئَةً فَلاَ يَصْلُحُ ". وَالْقَ زَيْدَ بْنَ أَرْقَمَ فَاسْأَلْهُ فَإِنَّهُ كَانَ أَعْظَمَنَا تِجَارَةً، فَسَأَلْتُ زَيْدَ بْنَ أَرْقَمَ فَقَالَ مِثْلَهُ. وَقَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً فَقَالَ قَدِمَ عَلَيْنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ وَنَحْنُ نَتَبَايَعُ، وَقَالَ نَسِيئَةً إِلَى الْمَوْسِمِ أَوِ الْحَجِّ.