Vallahi sizin için fakirlikten korkmuyorum; fakat dünyanın önünüze serilip sizi helak etmesinden korkuyorum.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4015, Kitap 64, Hadis 65
Türkçe meal

Benî Âmir b. Lüey'in müttefiki olan ve Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte Bedir'e katılmış bulunan Amr b. Avf (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Ebû Ubeyde b. Cerrâh'ı cizyesini getirmesi için Bahreyn'e gönderdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Bahreyn halkıyla barış yapmış ve onlara Alâ b. Hadramî'yi emîr tayin etmişti. Ebû Ubeyde Bahreyn'den bir malla geldi. Ensâr Ebû Ubeyde'nin geldiğini işitti ve sabah namazını Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte kıldılar. (Namazdan) dönünce onun önüne çıktılar. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onları görünce gülümsedi, sonra: “Sanırım Ebû Ubeyde'nin bir şeyle geldiğini işittiniz” buyurdu. “Evet, ey Allah'ın Resûlü” dediler. Şöyle buyurdu: “Müjdelenin ve sizi sevindirecek şeyi umun. Vallahi sizin için fakirlikten korkmuyorum; fakat sizden öncekilere dünyanın serildiği gibi size de serilmesinden, onların onda yarıştıkları gibi sizin de onda yarışmanızdan ve onları helak ettiği gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum.”

Sahîh-i Buhârî 4015, Kitap 64, Hadis 65

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، وَيُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ الْمِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ أَخْبَرَهُ أَنَّ عَمْرَو بْنَ عَوْفٍ وَهْوَ حَلِيفٌ لِبَنِي عَامِرِ بْنِ لُؤَىٍّ، وَكَانَ شَهِدَ بَدْرًا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ أَبَا عُبَيْدَةَ بْنَ الْجَرَّاحِ إِلَى الْبَحْرَيْنِ يَأْتِي بِجِزْيَتِهَا، وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم هُوَ صَالَحَ أَهْلَ الْبَحْرَيْنِ، وَأَمَّرَ عَلَيْهِمِ الْعَلاَءَ بْنَ الْحَضْرَمِيِّ، فَقَدِمَ أَبُو عُبَيْدَةَ بِمَالٍ مِنَ الْبَحْرَيْنِ فَسَمِعَتِ الأَنْصَارُ بِقُدُومِ أَبِي عُبَيْدَةَ، فَوَافَوْا صَلاَةَ الْفَجْرِ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، فَلَمَّا انْصَرَفَ تَعَرَّضُوا لَهُ، فَتَبَسَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ رَآهُمْ ثُمَّ قَالَ " أَظُنُّكُمْ سَمِعْتُمْ أَنَّ أَبَا عُبَيْدَةَ قَدِمَ بِشَىْءٍ ". قَالُوا أَجَلْ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ " فَأَبْشِرُوا وَأَمِّلُوا مَا يَسُرُّكُمْ، فَوَاللَّهِ مَا الْفَقْرَ أَخْشَى عَلَيْكُمْ، وَلَكِنِّي أَخْشَى أَنْ تُبْسَطَ عَلَيْكُمُ الدُّنْيَا كَمَا بُسِطَتْ عَلَى مَنْ قَبْلَكُمْ، فَتَنَافَسُوهَا كَمَا تَنَافَسُوهَا، وَتُهْلِكَكُمْ كَمَا أَهْلَكَتْهُمْ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4015 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü