Mescid-i Nebevî'nin yapımı: Allah'ım! Hayır ancak âhiret hayrıdır.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 428, Kitap 8, Hadis 78
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye geldi ve Medine'nin yukarı kesiminde, Amr b. Avf oğulları denilen bir kabilenin içine indi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onların arasında on dört gece kaldı. Sonra Neccâr oğullarına haber gönderdi; kılıçlarını kuşanmış olarak geldiler. Sanki şu an Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) bakıyorum: Devesinin üzerinde, Ebû Bekir terkisinde, Neccâr oğullarının ileri gelenleri de çevresinde; nihayet Ebû Eyyûb'un avlusuna indi. Namaz vakti nerede yetişirse orada namaz kılmayı severdi; koyun ağıllarında da namaz kılardı. Mescidin yapılmasını emretti. Neccâr oğullarının ileri gelenlerine haber gönderip: “Ey Neccâr oğulları! Şu bahçenizi bana satın” buyurdu. “Hayır, vallahi onun bedelini ancak Allah'tan isteriz” dediler. Enes dedi ki: Orada size söyleyeceğim şeyler vardı: Müşriklerin kabirleri, harabeler ve hurma ağaçları. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) müşriklerin kabirlerinin kazılmasını emretti, kazıldı; sonra harabelerin düzeltilmesini emretti, düzeltildi; hurma ağaçlarının kesilmesini emretti, kesildi. Hurma kütüklerini mescidin kıble tarafına dizdiler, kapı yanlarını taştan yaptılar. Recez söyleyerek taş taşımaya başladılar; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de onlarla birlikteydi ve şöyle diyordu: “Allah'ım! Hayır ancak âhiret hayrıdır; Ensâr'ı ve Muhâcirleri bağışla.”

Sahîh-i Buhârî 428, Kitap 8, Hadis 78

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ فَنَزَلَ أَعْلَى الْمَدِينَةِ، فِي حَىٍّ يُقَالُ لَهُمْ بَنُو عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ. فَأَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِيهِمْ أَرْبَعَ عَشْرَةَ لَيْلَةً، ثُمَّ أَرْسَلَ إِلَى بَنِي النَّجَّارِ فَجَاءُوا مُتَقَلِّدِي السُّيُوفِ، كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَلَى رَاحِلَتِهِ، وَأَبُو بَكْرٍ رِدْفُهُ، وَمَلأُ بَنِي النَّجَّارِ حَوْلَهُ، حَتَّى أَلْقَى بِفِنَاءِ أَبِي أَيُّوبَ، وَكَانَ يُحِبُّ أَنْ يُصَلِّيَ حَيْثُ أَدْرَكَتْهُ الصَّلاَةُ، وَيُصَلِّي فِي مَرَابِضِ الْغَنَمِ، وَأَنَّهُ أَمَرَ بِبِنَاءِ الْمَسْجِدِ، فَأَرْسَلَ إِلَى مَلإٍ مِنْ بَنِي النَّجَّارِ فَقَالَ " يَا بَنِي النَّجَّارِ ثَامِنُونِي بِحَائِطِكُمْ هَذَا ". قَالُوا لاَ وَاللَّهِ، لاَ نَطْلُبُ ثَمَنَهُ إِلاَّ إِلَى اللَّهِ. فَقَالَ أَنَسٌ فَكَانَ فِيهِ مَا أَقُولُ لَكُمْ، قُبُورُ الْمُشْرِكِينَ، وَفِيهِ خَرِبٌ، وَفِيهِ نَخْلٌ، فَأَمَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِقُبُورِ الْمُشْرِكِينَ فَنُبِشَتْ، ثُمَّ بِالْخَرِبِ فَسُوِّيَتْ، وَبِالنَّخْلِ فَقُطِعَ، فَصَفُّوا النَّخْلَ قِبْلَةَ الْمَسْجِدِ، وَجَعَلُوا عِضَادَتَيْهِ الْحِجَارَةَ، وَجَعَلُوا يَنْقُلُونَ الصَّخْرَ، وَهُمْ يَرْتَجِزُونَ، وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَعَهُمْ وَهُوَ يَقُولُ " اللَّهُمَّ لاَ خَيْرَ إِلاَّ خَيْرُ الآخِرَهْ فَاغْفِرْ لِلأَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرَهْ "

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 428 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü