Peygamber, Yemen'e gönderdiği Ebû Mûsâ ile Muâz'a: "Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; birbirinizle uyumlu olun" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4344, 4345, Kitap 64, Hadis 372
Hadis numaraları
4344, 4345
Türkçe meal

Ebû Bürde şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), (Saîd'in) dedesi Ebû Mûsâ'yı ve Muâz'ı Yemen'e gönderdi ve şöyle buyurdu: “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin; birbirinizle uyumlu olun.” Ebû Mûsâ: “Ey Allah'ın Peygamberi! Bizim topraklarımızda arpadan yapılan bir içki var, mizr; baldan yapılan bir içki var, bit'” dedi. (Peygamber): “Sarhoşluk veren her şey haramdır” buyurdu. İkisi (Yemen'e) gittiler. Muâz, Ebû Mûsâ'ya: “Kur'ân'ı nasıl okuyorsun?” dedi. (Ebû Mûsâ): “Ayakta, oturarak, bineğimin üzerinde okurum ve onu (gün boyu) azar azar okurum” dedi. (Muâz): “Ben ise uyurum ve kalkarım; kalkışımın sevabını umduğum gibi uykumun sevabını da (Allah'tan) umarım” dedi. (Muâz) bir çadır kurdu; birbirlerini ziyaret etmeye başladılar. Muâz, Ebû Mûsâ'yı ziyaret etti; bir de baktı ki bağlanmış bir adam var. “Bu nedir?” dedi. Ebû Mûsâ: “Müslüman olup sonra irtidat eden bir Yahudi” dedi. Muâz: “Andolsun onun boynunu vuracağım!” dedi.

Akadî ve Vehb, Şu'be'den (rivayetle) ona mütâbaat etti. Vekî', Nadr ve Ebû Dâvûd ise Şu'be'den, o Saîd'den, o babasından, o dedesinden, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etti. Cerîr b. Abdülhamîd de bunu Şeybânî'den, o da Ebû Bürde'den rivayet etti.

Sahîh-i Buhârî 4344, 4345, Kitap 64, Hadis 372

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ بَعَثَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم جَدَّهُ أَبَا مُوسَى، وَمُعَاذًا إِلَى الْيَمَنِ فَقَالَ " يَسِّرَا وَلاَ تُعَسِّرَا، وَبَشِّرَا وَلاَ تُنَفِّرَا، وَتَطَاوَعَا ". فَقَالَ أَبُو مُوسَى يَا نَبِيَّ اللَّهِ، إِنَّ أَرْضَنَا بِهَا شَرَابٌ مِنَ الشَّعِيرِ الْمِزْرُ، وَشَرَابٌ مِنَ الْعَسَلِ الْبِتْعُ. فَقَالَ " كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ " . فَانْطَلَقَا فَقَالَ مُعَاذٌ لأَبِي مُوسَى كَيْفَ تَقْرَأُ الْقُرْآنَ قَالَ قَائِمًا وَقَاعِدًا وَعَلَى رَاحِلَتِهِ وَأَتَفَوَّقُهُ تَفَوُّقًا. قَالَ أَمَّا أَنَا فَأَنَامُ وَأَقُومُ، فَأَحْتَسِبُ نَوْمَتِي كَمَا أَحْتَسِبُ قَوْمَتِي، وَضَرَبَ فُسْطَاطًا، فَجَعَلاَ يَتَزَاوَرَانِ، فَزَارَ مُعَاذٌ أَبَا مُوسَى، فَإِذَا رَجُلٌ مُوثَقٌ، فَقَالَ مَا هَذَا فَقَالَ أَبُو مُوسَى يَهُودِيٌّ أَسْلَمَ ثُمَّ ارْتَدَّ. فَقَالَ مُعَاذٌ لأَضْرِبَنَّ عُنُقَهُ. تَابَعَهُ الْعَقَدِيُّ وَوَهْبٌ عَنْ شُعْبَةَ. وَقَالَ وَكِيعٌ وَالنَّضْرُ وَأَبُو دَاوُدَ عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. رَوَاهُ جَرِيرُ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ عَنِ الشَّيْبَانِيِّ عَنْ أَبِي بُرْدَةَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4344, 4345 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü