Abdülkays'tan gelenler beni öğleden sonraki iki rekâttan alıkoydular; işte (ikindiden sonra kıldığım) bu ikisi onlardır.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4370, Kitap 64, Hadis 396
Türkçe meal

Küreyb şöyle rivayet etti:

İbn Abbâs, Abdurrahmân b. Ezher ve Misver b. Mahreme (beni) Âişe'ye (radıyallahu anhâ) gönderdiler ve şöyle dediler: “Hepimizden ona selam söyle ve ona ikindiden sonraki iki rekâtı sor. (De ki:) Bize senin onları kıldığın haber verildi; oysa bize Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) onları yasakladığı ulaştı.” İbn Abbâs: “Ben Ömer'le birlikte insanları o (iki rekât)tan dolayı döverdim” dedi. Küreyb dedi ki: Âişe'nin yanına girdim ve beni gönderdikleri şeyi ona ilettim. “Ümmü Seleme'ye sor” dedi. Onlara haber verdim; beni Âişe'ye gönderdikleri şeyin benzeriyle Ümmü Seleme'ye gönderdiler. Ümmü Seleme şöyle dedi: Peygamber'i (sallallahu aleyhi ve sellem) onları yasaklarken işittim. (Bir gün) ikindiyi kıldı, sonra yanıma girdi. Yanımda Ensâr'dan Benî Harâm'dan kadınlar vardı. O iki rekâtı kıldı. Ona hizmetçiyi gönderdim ve (ona): “Yanına git ve ona şöyle de: Ümmü Seleme diyor ki: Ey Allah'ın Resûlü! Senin bu iki rekâtı yasakladığını işitmedim mi? Şimdi ise seni onları kılarken görüyorum. Eğer eliyle işaret ederse geri çekil” dedim. Cariye (öyle) yaptı. (Peygamber) eliyle işaret etti; o da ondan geri çekildi. (Namazdan) dönünce şöyle buyurdu: “Ey Ebû Ümeyye'nin kızı! İkindiden sonraki iki rekâtı sordun. Bana Abdülkays'tan bazı kimseler, kavimlerinin İslâm'ı (kabul haberi) ile geldiler ve beni öğleden sonraki iki rekâttan alıkoydular. İşte bu ikisi onlardır.”

Sahîh-i Buhârî 4370, Kitap 64, Hadis 396

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنِي ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرٌو،. وَقَالَ بَكْرُ بْنُ مُضَرَ عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ بُكَيْرٍ، أَنَّ كُرَيْبًا، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ حَدَّثَهُ أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ وَعَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَزْهَرَ وَالْمِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ أَرْسَلُوا إِلَى عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ فَقَالُوا اقْرَأْ عَلَيْهَا السَّلاَمَ مِنَّا جَمِيعًا، وَسَلْهَا عَنِ الرَّكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعَصْرِ، وَإِنَّا أُخْبِرْنَا أَنَّكِ تُصَلِّيهَا، وَقَدْ بَلَغَنَا أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْهَا، قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَكُنْتُ أَضْرِبُ مَعَ عُمَرَ النَّاسَ عَنْهُمَا. قَالَ كُرَيْبٌ فَدَخَلْتُ عَلَيْهَا، وَبَلَّغْتُهَا مَا أَرْسَلُونِي، فَقَالَتْ سَلْ أُمَّ سَلَمَةَ. فَأَخْبَرْتُهُمْ، فَرَدُّونِي إِلَى أُمِّ سَلَمَةَ بِمِثْلِ مَا أَرْسَلُونِي إِلَى عَائِشَةَ، فَقَالَتْ أُمُّ سَلَمَةَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى عَنْهُمَا، وَإِنَّهُ صَلَّى الْعَصْرَ ثُمَّ دَخَلَ عَلَىَّ وَعِنْدِي نِسْوَةٌ مِنْ بَنِي حَرَامٍ مِنَ الأَنْصَارِ، فَصَلاَّهُمَا، فَأَرْسَلْتُ إِلَيْهِ الْخَادِمَ فَقُلْتُ قُومِي إِلَى جَنْبِهِ فَقُولِي تَقُولُ أُمُّ سَلَمَةَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَمْ أَسْمَعْكَ تَنْهَى عَنْ هَاتَيْنِ الرَّكْعَتَيْنِ فَأَرَاكَ تُصَلِّيهِمَا. فَإِنْ أَشَارَ بِيَدِهِ فَاسْتَأْخِرِي. فَفَعَلَتِ الْجَارِيَةُ، فَأَشَارَ بِيَدِهِ، فَاسْتَأْخَرَتْ عَنْهُ، فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ " يَا بِنْتَ أَبِي أُمَيَّةَ، سَأَلْتِ عَنِ الرَّكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعَصْرِ، إِنَّهُ أَتَانِي أُنَاسٌ مِنْ عَبْدِ الْقَيْسِ بِالإِسْلاَمِ مِنْ قَوْمِهِمْ، فَشَغَلُونِي عَنِ الرَّكْعَتَيْنِ اللَّتَيْنِ بَعْدَ الظُّهْرِ، فَهُمَا هَاتَانِ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4370 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü