İbn Mes'ûd, Habbâb'ın altın yüzüğünü görünce: "Bu yüzüğün atılma vakti gelmedi mi?" dedi; o da yüzüğü attı.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4391, Kitap 64, Hadis 414
Türkçe meal

Alkame şöyle rivayet etti:

İbn Mes'ûd ile birlikte oturuyorduk. Habbâb geldi ve: “Ey Ebû Abdurrahmân! Şu gençler senin okuduğun gibi okuyabilirler mi?” dedi. (İbn Mes'ûd): “Bak, istersen onlardan birine sana okumasını emrederim” dedi. “Olur” dedi. “Oku ey Alkame!” dedi. Ziyâd b. Hudeyr'in kardeşi Zeyd b. Hudeyr: “Alkame'ye mi okumasını emrediyorsun? Oysa o en iyi okuyanımız değil” dedi. (İbn Mes'ûd): “Bak, istersen sana Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) senin kavmin ve onun kavmi hakkında ne buyurduğunu haber veririm” dedi. (Alkame dedi ki:) Meryem sûresinden elli âyet okudum. Abdullah: “Nasıl buldun?” dedi. (Habbâb): “Güzel okudu” dedi. Abdullah: “Benim okuduğum her şeyi o da okur” dedi. Sonra Habbâb'a döndü; üzerinde altından bir yüzük vardı. “Bu yüzüğün atılma vakti gelmedi mi?” dedi. (Habbâb): “Bugünden sonra onu bende görmeyeceksin” dedi ve onu attı.

Bunu Ğunder de Şu'be'den rivayet etti.

Sahîh-i Buhârî 4391, Kitap 64, Hadis 414

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، عَنْ أَبِي حَمْزَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ كُنَّا جُلُوسًا مَعَ ابْنِ مَسْعُودٍ، فَجَاءَ خَبَّابٌ فَقَالَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَيَسْتَطِيعُ هَؤُلاَءِ الشَّبَابُ أَنْ يَقْرَءُوا كَمَا تَقْرَأُ قَالَ أَمَا إِنَّكَ لَوْ شِئْتَ أَمَرْتُ بَعْضَهُمْ يَقْرَأُ عَلَيْكَ قَالَ أَجَلْ. قَالَ اقْرَأْ يَا عَلْقَمَةُ. فَقَالَ زَيْدُ بْنُ حُدَيْرٍ أَخُو زِيَادِ بْنِ حُدَيْرٍ أَتَأْمُرُ عَلْقَمَةَ أَنْ يَقْرَأَ وَلَيْسَ بِأَقْرَئِنَا قَالَ أَمَا إِنَّكَ إِنْ شِئْتَ أَخْبَرْتُكَ بِمَا قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي قَوْمِكَ وَقَوْمِهِ. فَقَرَأْتُ خَمْسِينَ آيَةً مِنْ سُورَةِ مَرْيَمَ، فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ كَيْفَ تَرَى قَالَ قَدْ أَحْسَنَ. قَالَ عَبْدُ اللَّهِ مَا أَقْرَأُ شَيْئًا إِلاَّ وَهُوَ يَقْرَؤُهُ، ثُمَّ الْتَفَتَ إِلَى خَبَّابٍ وَعَلَيْهِ خَاتَمٌ مِنْ ذَهَبٍ فَقَالَ أَلَمْ يَأْنِ لِهَذَا الْخَاتَمِ أَنْ يُلْقَى قَالَ أَمَا إِنَّكَ لَنْ تَرَاهُ عَلَىَّ بَعْدَ الْيَوْمِ، فَأَلْقَاهُ . رَوَاهُ غُنْدَرٌ عَنْ شُعْبَةَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4391 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü