Vedâ haccında hayız olan Âişe'ye: Saç örgülerini çöz, saçını tara, hac için ihrama gir ve umreyi bırak, buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4395, Kitap 64, Hadis 418
Türkçe meal

Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Vedâ haccında Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte (yola) çıktık ve umre için ihrama girdik. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yanında kurbanlık bulunan kimse umre ile birlikte hac için de ihrama girsin; sonra her ikisinden birden ihramdan çıkıncaya kadar ihramdan çıkmasın.” Ben onunla birlikte hayızlı olarak Mekke'ye geldim; Beytullah'ı tavaf etmedim, Safâ ile Merve arasında da (sa'y yapmadım). (Durumu) Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) şikâyet ettim. Şöyle buyurdu: “Saç örgülerini çöz, saçını tara, hac için ihrama gir ve umreyi bırak.” Ben de (öyle) yaptım. Haccı tamamlayınca Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni Abdurrahman b. Ebû Bekir es-Sıddîk ile Ten'îm'e gönderdi; umre yaptım. “Bu, senin (yapamadığın) umrenin yerine geçer” buyurdu. (Âişe) dedi ki: Umre için ihrama girenler Beytullah'ı tavaf ettiler ve Safâ ile Merve arasında (sa'y yaptılar), sonra ihramdan çıktılar; sonra Minâ'dan döndükten sonra bir tavaf daha yaptılar. Haccı ve umreyi birleştirenler ise yalnızca bir tavaf yaptılar.

Sahîh-i Buhârî 4395, Kitap 64, Hadis 418

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ، فَأَهْلَلْنَا بِعُمْرَةٍ، ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ كَانَ مَعَهُ هَدْىٌ فَلْيُهْلِلْ بِالْحَجِّ مَعَ الْعُمْرَةِ، ثُمَّ لاَ يَحِلَّ حَتَّى يَحِلَّ مِنْهُمَا جَمِيعًا ". فَقَدِمْتُ مَعَهُ مَكَّةَ وَأَنَا حَائِضٌ، وَلَمْ أَطُفْ بِالْبَيْتِ وَلاَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، فَشَكَوْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " انْقُضِي رَأْسَكِ، وَامْتَشِطِي وَأَهِلِّي بِالْحَجِّ وَدَعِي الْعُمْرَةَ ". فَفَعَلْتُ فَلَمَّا قَضَيْنَا الْحَجَّ أَرْسَلَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ إِلَى التَّنْعِيمِ فَاعْتَمَرْتُ فَقَالَ " هَذِهِ مَكَانَ عُمْرَتِكِ " . قَالَتْ فَطَافَ الَّذِينَ أَهَلُّوا بِالْعُمْرَةِ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، ثُمَّ حَلُّوا، ثُمَّ طَافُوا طَوَافًا آخَرَ بَعْدَ أَنْ رَجَعُوا مِنْ مِنًى، وَأَمَّا الَّذِينَ جَمَعُوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ فَإِنَّمَا طَافُوا طَوَافًا وَاحِدًا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4395 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü