Vedâ haccında: Her peygamber ümmetini Deccâl'e karşı uyardı; Rabbiniz tek gözlü değildir, o ise sağ gözü kördür.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4402, 4403, Kitap 64, Hadis 425
Hadis numaraları
4402, 4403
Türkçe meal

İbn Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) aramızda iken biz Vedâ haccından söz ederdik ve Vedâ haccının ne olduğunu bilmezdik. (Peygamber) Allah'a hamd ve senâ etti, sonra Mesîh Deccâl'i andı ve onu anlatırken sözü uzattı. Şöyle buyurdu: “Allah hiçbir peygamber göndermedi ki o, ümmetini (Deccâl'e karşı) uyarmış olmasın. Nûh da ve ondan sonraki peygamberler de onu (haber vererek) uyardılar. O, sizin aranızda çıkacaktır. Onun durumundan size gizli kalan ne olursa olsun, Rabbinizin size gizli kalan (o) hâl üzere olmadığı size gizli değildir” -üç defa (söyledi)-. “Şüphesiz Rabbiniz tek gözlü değildir; o ise sağ gözü kör (tek gözlü)dür; gözü sanki dışarı fırlamış bir üzüm tanesi gibidir.” “Dikkat edin! Allah size kanlarınızı ve mallarınızı, bu gününüzün, bu beldenizdeki, bu ayınızdaki haramlığı gibi haram kıldı. Dikkat edin! Tebliğ ettim mi?” (Ashap) “Evet” dediler. “Allah'ım, şahit ol!” buyurdu -üç defa-. “Yazıklar olsun size -ya da: Vah size!- Bakın, benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirler olarak (eski hâlinize) dönmeyin.”

Sahîh-i Buhârî 4402, 4403, Kitap 64, Hadis 425

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كُنَّا نَتَحَدَّثُ بِحَجَّةِ الْوَدَاعِ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَظْهُرِنَا، وَلاَ نَدْرِي مَا حَجَّةُ الْوَدَاعِ، فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ ذَكَرَ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ فَأَطْنَبَ فِي ذِكْرِهِ وَقَالَ " مَا بَعَثَ اللَّهُ مِنْ نَبِيٍّ إِلاَّ أَنْذَرَ أُمَّتَهُ، أَنْذَرَهُ نُوحٌ وَالنَّبِيُّونَ مِنْ بَعْدِهِ، وَإِنَّهُ يَخْرُجُ فِيكُمْ، فَمَا خَفِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ شَأْنِهِ فَلَيْسَ يَخْفَى عَلَيْكُمْ أَنَّ رَبَّكُمْ لَيْسَ عَلَى مَا يَخْفَى عَلَيْكُمْ ثَلاَثًا، إِنَّ رَبَّكُمْ لَيْسَ بِأَعْوَرَ، وَإِنَّهُ أَعْوَرُ عَيْنِ الْيُمْنَى، كَأَنَّ عَيْنَهُ عِنَبَةٌ طَافِيَةٌ ". " أَلاَ إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ عَلَيْكُمْ دِمَاءَكُمْ وَأَمْوَالَكُمْ، كَحُرْمَةِ يَوْمِكُمْ هَذَا، فِي بَلَدِكُمْ هَذَا، فِي شَهْرِكُمْ هَذَا، أَلاَ هَلْ بَلَّغْتُ ". قَالُوا نَعَمْ. قَالَ " اللَّهُمَّ اشْهَدْ، ثَلاَثًا، وَيْلَكُمْ، أَوْ وَيْحَكُمُ، انْظُرُوا لاَ تَرْجِعُوا بَعْدِي كُفَّارًا، يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4402, 4403 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü