Ağızları çözülmemiş yedi kırbadan üzerime su dökün; belki insanlara vasiyet ederim

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4442, Kitap 64, Hadis 463
Türkçe meal

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) eşi Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ağırlaşıp hastalığı şiddetlenince, eşlerinden benim evimde bakılmak için izin istedi; onlar da izin verdiler. İki adamın arasında, ayakları yerde iz bırakarak (sürünerek) çıktı: Abbâs b. Abdülmuttalib ile başka bir adamın arasında.

Ubeydullah şöyle dedi: Âişe'nin söylediğini Abdullah'a (b. Abbâs) haber verdim. Abdullah b. Abbâs bana: “Âişe'nin adını vermediği diğer adamın kim olduğunu biliyor musun?” dedi. “Hayır” dedim. İbn Abbâs: “O, Ali'dir” dedi.

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) eşi Âişe şöyle anlatırdı: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) benim evime girip hastalığı şiddetlenince: “Ağızları çözülmemiş yedi kırbadan üzerime su dökün; belki insanlara vasiyet ederim” buyurdu. Onu, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) eşi Hafsa'ya ait bir leğene oturttuk; sonra o kırbalardan üzerine su dökmeye başladık. Nihayet eliyle bize “Tamam, yaptınız” diye işaret etmeye başladı. (Âişe) şöyle dedi: “Sonra insanların yanına çıktı, onlara namaz kıldırdı ve onlara hutbe okudu.”

Sahîh-i Buhârî 4442, Kitap 64, Hadis 463

Arapça metin
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنِي عُقَيْلٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ لَمَّا ثَقُلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاشْتَدَّ بِهِ وَجَعُهُ اسْتَأْذَنَ أَزْوَاجَهُ أَنْ يُمَرَّضَ فِي بَيْتِي، فَأَذِنَّ لَهُ، فَخَرَجَ وَهْوَ بَيْنَ الرَّجُلَيْنِ تَخُطُّ رِجْلاَهُ فِي الأَرْضِ، بَيْنَ عَبَّاسِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ وَبَيْنَ رَجُلٍ آخَرَ. قَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ فَأَخْبَرْتُ عَبْدَ اللَّهِ بِالَّذِي قَالَتْ عَائِشَةُ، فَقَالَ لِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبَّاسٍ هَلْ تَدْرِي مَنِ الرَّجُلُ الآخَرُ الَّذِي لَمْ تُسَمِّ عَائِشَةُ قَالَ قُلْتُ لاَ. قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ هُوَ عَلِيٌّ. وَكَانَتْ عَائِشَةُ زَوْجُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم تُحَدِّثُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا دَخَلَ بَيْتِي وَاشْتَدَّ بِهِ وَجَعُهُ قَالَ " هَرِيقُوا عَلَىَّ مِنْ سَبْعِ قِرَبٍ لَمْ تُحْلَلْ أَوْكِيَتُهُنَّ لَعَلِّي أَعْهَدُ إِلَى النَّاسِ " . فَأَجْلَسْنَاهُ فِي مِخْضَبٍ لِحَفْصَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، ثُمَّ طَفِقْنَا نَصُبُّ عَلَيْهِ مِنْ تِلْكَ الْقِرَبِ، حَتَّى طَفِقَ يُشِيرُ إِلَيْنَا بِيَدِهِ أَنْ قَدْ فَعَلْتُنَّ قَالَتْ ثُمَّ خَرَجَ إِلَى النَّاسِ فَصَلَّى لَهُمْ وَخَطَبَهُمْ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4442 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü