Kur'an'ı her yedi gecede bir kere oku; keşke Resûlullah'ın ruhsatını kabul etseydim!

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 5052, Kitap 66, Hadis 77
Türkçe meal

Abdullah b. Amr (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Babam beni soylu bir kadınla evlendirdi. (Babam) gelinini gözetir, ona kocasını sorardı. O da: “Ne iyi adamdır! (Ama) yanına geldiğimizden beri ne yatağımıza ayak bastı ne de örtümüzü araladı” derdi. Bu durum ona uzun gelince Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) anlattı. (Peygamber): “Onu benimle buluştur” buyurdu. Ben de daha sonra onunla buluştum. “Nasıl oruç tutuyorsun?” buyurdu. “Her gün” dedim. “Nasıl hatmediyorsun?” buyurdu. “Her gece” dedim. “Her ay üç gün oruç tut, Kur'an'ı da her ay (bir kere hatmederek) oku” buyurdu. “Bundan fazlasına gücüm yeter” dedim. “Haftada üç gün oruç tut” buyurdu. “Bundan fazlasına gücüm yeter” dedim. “İki gün yemek ye, bir gün oruç tut” buyurdu. “Bundan fazlasına gücüm yeter” dedim. “Orucun en faziletlisini, Dâvûd'un orucunu tut: Bir gün oruç, bir gün iftar. Kur'an'ı da her yedi gecede bir kere oku” buyurdu. Keşke Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ruhsatını kabul etseydim! Çünkü ben yaşlandım ve zayıf düştüm.

(Râvi dedi ki:) Abdullah, ailesinden bazılarına Kur'an'ın yedide birini gündüz okurdu. Okuyacağını gündüzden gözden geçirirdi ki gece kendisine daha kolay olsun. Güçlenmek istediğinde birkaç gün oruç tutmaz, (o günleri) sayar ve o kadar gün oruç tutardı; Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) ayrılırken üzerinde bulunduğu bir şeyi terk etmeyi hoş görmediği için.

Ebû Abdullah (Buhârî) dedi ki: Bazıları üç günde, bazıları beş günde dedi; çoğu ise yedi (gün) üzerindedir.

Sahîh-i Buhârî 5052, Kitap 66, Hadis 77

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُوسَى، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ مُغِيرَةَ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ أَنْكَحَنِي أَبِي امْرَأَةً ذَاتَ حَسَبٍ فَكَانَ يَتَعَاهَدُ كَنَّتَهُ فَيَسْأَلُهَا عَنْ بَعْلِهَا فَتَقُولُ نِعْمَ الرَّجُلُ مِنْ رَجُلٍ لَمْ يَطَأْ لَنَا فِرَاشًا وَلَمْ يُفَتِّشْ لَنَا كَنَفًا مُذْ أَتَيْنَاهُ فَلَمَّا طَالَ ذَلِكَ عَلَيْهِ ذَكَرَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " الْقَنِي بِهِ ". فَلَقِيتُهُ بَعْدُ فَقَالَ " كَيْفَ تَصُومُ ". قَالَ كُلَّ يَوْمٍ. قَالَ " وَكَيْفَ تَخْتِمُ ". قَالَ كُلَّ لَيْلَةً. قَالَ " صُمْ فِي كُلِّ شَهْرٍ ثَلاَثَةً وَاقْرَإِ الْقُرْآنَ فِي كُلِّ شَهْرٍ ". قَالَ قُلْتُ أُطِيقُ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ. قَالَ " صُمْ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فِي الْجُمُعَةِ ". قُلْتُ أُطِيقُ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ. قَالَ " أَفْطِرْ يَوْمَيْنِ وَصُمْ يَوْمًا ". قَالَ قُلْتُ أُطِيقُ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ. قَالَ " صُمْ أَفْضَلَ الصَّوْمِ صَوْمِ دَاوُدَ صِيَامَ يَوْمٍ وَإِفْطَارَ يَوْمٍ وَاقْرَأْ فِي كُلِّ سَبْعِ لَيَالٍ مَرَّةً ". فَلَيْتَنِي قَبِلْتُ رُخْصَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَذَاكَ أَنِّي كَبِرْتُ وَضَعُفْتُ فَكَانَ يَقْرَأُ عَلَى بَعْضِ أَهْلِهِ السُّبْعَ مِنَ الْقُرْآنِ بِالنَّهَارِ وَالَّذِي يَقْرَؤُهُ يَعْرِضُهُ مِنَ النَّهَارِ لِيَكُونَ أَخَفَّ عَلَيْهِ بِاللَّيْلِ وَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَتَقَوَّى أَفْطَرَ أَيَّامًا وَأَحْصَى وَصَامَ مِثْلَهُنَّ كَرَاهِيةَ أَنْ يَتْرُكَ شَيْئًا فَارَقَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَلَيْهِ . قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ وَقَالَ بَعْضُهُمْ فِي ثَلاَثٍ وَفِي خَمْسٍ وَأَكْثَرُهُمْ عَلَى سَبْعٍ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 5052 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü