Kişinin ailesi, malı, çocuğu ve komşusu hakkındaki fitnesini namaz, oruç ve sadaka örter.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 525, Kitap 9, Hadis 4
Türkçe meal

Şakîk, Huzeyfe'den (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ömer'in (radıyallahu anh) yanında oturuyorduk. “Hanginiz Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) fitne hakkındaki sözünü ezberliyor?” dedi. “Ben, onun söylediği gibi” dedim. “Sen ona karşı gerçekten cesursun” dedi. Ben şöyle dedim: “Kişinin ailesi, malı, çocuğu ve komşusu hakkındaki fitnesini namaz, oruç, sadaka, (iyiliği) emretmek ve (kötülükten) nehyetmek örter.” Ömer: “Bunu kastetmiyorum; denizin dalgalandığı gibi dalgalanan fitneyi (kastediyorum)” dedi. (Huzeyfe): “Ey mü'minlerin emîri! Ondan sana bir zarar yok. Seninle onun arasında kapalı bir kapı var” dedi. Ömer: “Kırılacak mı, açılacak mı?” dedi. “Kırılacak” dedi. “O hâlde bir daha asla kapanmaz” dedi.

(Şakîk dedi ki:) “Ömer o kapının ne olduğunu biliyor muydu?” dedik. (Huzeyfe): “Evet; yarından önce gecenin geldiğini bildiği gibi (biliyordu). Ben ona yanıltmaca olmayan bir hadis anlattım” dedi. Huzeyfe'ye sormaktan çekindik; Mesrûk'a söyledik, o da ona sordu. “Kapı Ömer'dir” dedi.

Sahîh-i Buhârî 525, Kitap 9, Hadis 4

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ حَدَّثَنِي شَقِيقٌ، قَالَ سَمِعْتُ حُذَيْفَةَ، قَالَ كُنَّا جُلُوسًا عِنْدَ عُمَرَ ـ رضى الله عنه ـ فَقَالَ أَيُّكُمْ يَحْفَظُ قَوْلَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْفِتْنَةِ قُلْتُ أَنَا، كَمَا قَالَهُ. قَالَ إِنَّكَ عَلَيْهِ ـ أَوْ عَلَيْهَا ـ لَجَرِيءٌ. قُلْتُ " فِتْنَةُ الرَّجُلِ فِي أَهْلِهِ وَمَالِهِ وَوَلَدِهِ وَجَارِهِ تُكَفِّرُهَا الصَّلاَةُ وَالصَّوْمُ وَالصَّدَقَةُ وَالأَمْرُ وَالنَّهْىُ ". قَالَ لَيْسَ هَذَا أُرِيدُ، وَلَكِنِ الْفِتْنَةُ الَّتِي تَمُوجُ كَمَا يَمُوجُ الْبَحْرُ. قَالَ لَيْسَ عَلَيْكَ مِنْهَا بَأْسٌ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ، إِنَّ بَيْنَكَ وَبَيْنَهَا بَابًا مُغْلَقًا. قَالَ أَيُكْسَرُ أَمْ يُفْتَحُ قَالَ يُكْسَرُ. قَالَ إِذًا لاَ يُغْلَقَ أَبَدًا. قُلْنَا أَكَانَ عُمَرُ يَعْلَمُ الْبَابَ قَالَ نَعَمْ، كَمَا أَنَّ دُونَ الْغَدِ اللَّيْلَةَ ، إِنِّي حَدَّثْتُهُ بِحَدِيثٍ لَيْسَ بِالأَغَالِيطِ. فَهِبْنَا أَنْ نَسْأَلَ حُذَيْفَةَ، فَأَمَرْنَا مَسْرُوقًا فَسَأَلَهُ فَقَالَ الْبَابُ عُمَرُ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 525 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü