Peygamber akşamı güneş batınca, yatsıyı cemaatin durumuna göre erken veya geç kılardı.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 560, Kitap 9, Hadis 37
Türkçe meal

Muhammed b. Amr b. Hasan b. Ali şöyle rivayet etti:

Haccâc (Medine'ye) geldi; Câbir b. Abdullah'a sorduk. Şöyle dedi: “Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) öğleyi gün ortası sıcağında, ikindiyi güneş berrakken, akşamı (güneş) batınca kılardı. Yatsıyı bazen (erken), bazen (geç kılardı): Onların toplandığını görünce erken kılar, geciktiklerini görünce geciktirirdi. Sabah namazını ise onlar —yahut Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)— alaca karanlıkta kılarlardı.”

Sahîh-i Buhârî 560, Kitap 9, Hadis 37

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعْدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ، قَالَ قَدِمَ الْحَجَّاجُ فَسَأَلْنَا جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ فَقَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الظُّهْرَ بِالْهَاجِرَةِ، وَالْعَصْرَ وَالشَّمْسُ نَقِيَّةٌ، وَالْمَغْرِبَ إِذَا وَجَبَتْ، وَالْعِشَاءَ أَحْيَانًا وَأَحْيَانًا، إِذَا رَآهُمُ اجْتَمَعُوا عَجَّلَ، وَإِذَا رَآهُمْ أَبْطَوْا أَخَّرَ، وَالصُّبْحَ كَانُوا ـ أَوْ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّيهَا بِغَلَسٍ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 560 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü