Mümin günahlarını üzerine düşecek bir dağ gibi, facir ise burnunun üzerinden geçen bir sinek gibi görür.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6308, Kitap 80, Hadis 5
Türkçe meal

Hâris b. Süveyd, Abdullah b. Mes'ûd'dan (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Abdullah bize, biri Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem), diğeri kendisinden olmak üzere iki hadis anlattı. Şöyle dedi: “Mümin günahlarını, sanki altında oturduğu ve üzerine düşmesinden korktuğu bir dağ gibi görür. Facir ise günahlarını burnunun üzerinden geçen bir sinek gibi görür; ona şöyle yapar (kovar).” Ebû Şihâb (bunu anlatırken) eliyle burnunun üzerinde (kovma işareti) yaptı. Sonra şöyle dedi: “Allah, kulunun tövbesine şu adamdan daha çok sevinir: Adam helak tehlikesi olan bir yerde konaklamıştır; yanında da üzerinde yiyeceği ve içeceği bulunan bineği vardır. Başını koyup bir süre uyur. Uyandığında bineği gitmiştir. (Onu arar;) nihayet sıcak ve susuzluk -ya da Allah'ın dilediği (sıkıntı)- ona iyice bastırınca: ‘Yerime döneyim’ der. Döner ve bir süre uyur. Sonra başını kaldırır ki bineği yanında duruyor.”

Ebû Avâne ve Cerîr de A'meş'ten (rivayetle) ona mütâbaat ettiler. Ebû Üsâme şöyle dedi: A'meş bize anlattı, (dedi ki:) Umâre bize anlattı, (dedi ki:) Hâris'i işittim. Şu'be ve Ebû Müslim, A'meş'ten, o İbrâhîm et-Teymî'den, o da Hâris b. Süveyd'den rivayet ettiler. Ebû Muâviye şöyle dedi: A'meş bize Umâre'den, o Esved'den, o da Abdullah'tan; ayrıca İbrâhîm et-Teymî'den, o Hâris b. Süveyd'den, o da Abdullah'tan rivayet etti.

Sahîh-i Buhârî 6308, Kitap 80, Hadis 5

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا أَبُو شِهَابٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنِ الْحَارِثِ بْنِ سُوَيْدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ، حَدِيثَيْنِ أَحَدُهُمَا عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَالآخَرُ عَنْ نَفْسِهِ، قَالَ " إِنَّ الْمُؤْمِنَ يَرَى ذُنُوبَهُ كَأَنَّهُ قَاعِدٌ تَحْتَ جَبَلٍ يَخَافُ أَنْ يَقَعَ عَلَيْهِ، وَإِنَّ الْفَاجِرَ يَرَى ذُنُوبَهُ كَذُبَابٍ مَرَّ عَلَى أَنْفِهِ ". فَقَالَ بِهِ هَكَذَا قَالَ أَبُو شِهَابٍ بِيَدِهِ فَوْقَ أَنْفِهِ. ثُمَّ قَالَ " لَلَّهُ أَفْرَحُ بِتَوْبَةِ عَبْدِهِ مِنْ رَجُلٍ نَزَلَ مَنْزِلاً، وَبِهِ مَهْلَكَةٌ، وَمَعَهُ رَاحِلَتُهُ عَلَيْهَا طَعَامُهُ وَشَرَابُهُ، فَوَضَعَ رَأْسَهُ فَنَامَ نَوْمَةً، فَاسْتَيْقَظَ وَقَدْ ذَهَبَتْ رَاحِلَتُهُ، حَتَّى اشْتَدَّ عَلَيْهِ الْحَرُّ وَالْعَطَشُ أَوْ مَا شَاءَ اللَّهُ، قَالَ أَرْجِعُ إِلَى مَكَانِي. فَرَجَعَ فَنَامَ نَوْمَةً، ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ، فَإِذَا رَاحِلَتُهُ عِنْدَهُ " . تَابَعَهُ أَبُو عَوَانَةَ وَجَرِيرٌ عَنِ الأَعْمَشِ. وَقَالَ أَبُو أُسَامَةَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ حَدَّثَنَا عُمَارَةُ سَمِعْتُ الْحَارِثَ. وَقَالَ شُعْبَةُ وَأَبُو مُسْلِمٍ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ عَنِ الْحَارِثِ بْنِ سُوَيْدٍ. وَقَالَ أَبُو مُعَاوِيَةَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ عَنْ عُمَارَةَ عَنِ الأَسْوَدِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ وَعَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ عَنِ الْحَارِثِ بْنِ سُوَيْدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6308 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü