Hâris b. Süveyd, Abdullah b. Mes'ûd'dan (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Abdullah bize, biri Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem), diğeri kendisinden olmak üzere iki hadis anlattı. Şöyle dedi: “Mümin günahlarını, sanki altında oturduğu ve üzerine düşmesinden korktuğu bir dağ gibi görür. Facir ise günahlarını burnunun üzerinden geçen bir sinek gibi görür; ona şöyle yapar (kovar).” Ebû Şihâb (bunu anlatırken) eliyle burnunun üzerinde (kovma işareti) yaptı. Sonra şöyle dedi: “Allah, kulunun tövbesine şu adamdan daha çok sevinir: Adam helak tehlikesi olan bir yerde konaklamıştır; yanında da üzerinde yiyeceği ve içeceği bulunan bineği vardır. Başını koyup bir süre uyur. Uyandığında bineği gitmiştir. (Onu arar;) nihayet sıcak ve susuzluk -ya da Allah'ın dilediği (sıkıntı)- ona iyice bastırınca: ‘Yerime döneyim’ der. Döner ve bir süre uyur. Sonra başını kaldırır ki bineği yanında duruyor.”
Ebû Avâne ve Cerîr de A'meş'ten (rivayetle) ona mütâbaat ettiler. Ebû Üsâme şöyle dedi: A'meş bize anlattı, (dedi ki:) Umâre bize anlattı, (dedi ki:) Hâris'i işittim. Şu'be ve Ebû Müslim, A'meş'ten, o İbrâhîm et-Teymî'den, o da Hâris b. Süveyd'den rivayet ettiler. Ebû Muâviye şöyle dedi: A'meş bize Umâre'den, o Esved'den, o da Abdullah'tan; ayrıca İbrâhîm et-Teymî'den, o Hâris b. Süveyd'den, o da Abdullah'tan rivayet etti.
Sahîh-i Buhârî 6308, Kitap 80, Hadis 5