Peygamber, atta duramayan Cerîr'in göğsüne vurup "Allah'ım! Onu sabit kıl; onu hidayete erdiren ve erdirilen kıl" dedi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6333, Kitap 80, Hadis 30
Türkçe meal

Cerîr (b. Abdullah) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana: “Beni Zü'l-Halasa'dan kurtarmaz mısın?” buyurdu. O, tapındıkları, Yemen Kâbesi diye adlandırılan dikili bir taş idi. Ben: “Ey Allah'ın Resûlü! Ben at üzerinde sabit duramayan bir adamım” dedim. Göğsüme vurdu ve: “Allah'ım! Onu sabit kıl; onu doğru yolu gösteren ve doğru yolda olan biri kıl” buyurdu. (Cerîr) dedi ki: Kavmim Ahmes'ten elli (atlı) ile çıktım -Süfyân bazen: “Kavmimden bir toplulukla gittim” dedi-. Ona varıp onu yaktım. Sonra Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Vallahi onu uyuz deve gibi bırakmadıkça sana gelmedim” dedim. Bunun üzerine (Peygamber) Ahmes'e ve onun atlılarına dua etti.

Sahîh-i Buhârî 6333, Kitap 80, Hadis 30

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ قَيْسٍ، قَالَ سَمِعْتُ جَرِيرًا، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلاَ تُرِيحُنِي مِنْ ذِي الْخَلَصَةِ ". وَهْوَ نُصُبٌ كَانُوا يَعْبُدُونَهُ يُسَمَّى الْكَعْبَةَ الْيَمَانِيَةَ. قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي رَجُلٌ لاَ أَثْبُتُ عَلَى الْخَيْلِ، فَصَكَّ فِي صَدْرِي فَقَالَ " اللَّهُمَّ ثَبِّتْهُ وَاجْعَلْهُ هَادِيًا مَهْدِيًّا " . قَالَ فَخَرَجْتُ فِي خَمْسِينَ مِنْ أَحْمَسَ مِنْ قَوْمِي ـ وَرُبَّمَا قَالَ سُفْيَانُ فَانْطَلَقْتُ فِي عُصْبَةٍ مِنْ قَوْمِي ـ فَأَتَيْتُهَا فَأَحْرَقْتُهَا، ثُمَّ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَاللَّهِ مَا أَتَيْتُكَ حَتَّى تَرَكْتُهَا مِثْلَ الْجَمَلِ الأَجْرَبِ. فَدَعَا لأَحْمَسَ وَخَيْلِهَا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6333 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü