Cerîr (b. Abdullah) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana: “Beni Zü'l-Halasa'dan kurtarmaz mısın?” buyurdu. O, tapındıkları, Yemen Kâbesi diye adlandırılan dikili bir taş idi. Ben: “Ey Allah'ın Resûlü! Ben at üzerinde sabit duramayan bir adamım” dedim. Göğsüme vurdu ve: “Allah'ım! Onu sabit kıl; onu doğru yolu gösteren ve doğru yolda olan biri kıl” buyurdu. (Cerîr) dedi ki: Kavmim Ahmes'ten elli (atlı) ile çıktım -Süfyân bazen: “Kavmimden bir toplulukla gittim” dedi-. Ona varıp onu yaktım. Sonra Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Vallahi onu uyuz deve gibi bırakmadıkça sana gelmedim” dedim. Bunun üzerine (Peygamber) Ahmes'e ve onun atlılarına dua etti.
Sahîh-i Buhârî 6333, Kitap 80, Hadis 30