Ebû Saîd (el-Hudrî) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) (mal) taksim ederken Abdullah b. Zi'l-Huvaysıra et-Temîmî geldi ve “Adaletli ol ey Allah'ın Resûlü!” dedi. “Yazık sana! Ben adaletli olmazsam kim adaletli olur?” buyurdu. Ömer b. Hattâb: “Bırak da boynunu vurayım” dedi. Şöyle buyurdu: “Onu bırak; çünkü onun öyle arkadaşları var ki sizden biri namazını onun namazının yanında, orucunu onun orucunun yanında küçük görür. Okun avdan çıktığı gibi dinden çıkarlar. (Okun) yeleklerine bakılır, onda bir şey bulunmaz; temrenine bakılır, onda bir şey bulunmaz; sonra (temreni saran) sinirine bakılır, onda bir şey bulunmaz; sonra gövdesine bakılır, onda bir şey bulunmaz. (Ok) işkembedeki pisliği ve kanı geçip gitmiştir. Onların alameti, iki elinden biri -ya da: iki memesinden biri, dedi- kadın memesi gibi -ya da: et parçası gibi, dedi- sallanan bir adamdır. İnsanların ayrılığa düştüğü bir zamanda çıkarlar.”
Ebû Saîd şöyle dedi: “Şahitlik ederim ki (bunu) Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) işittim; şahitlik ederim ki Ali onları öldürdü, ben de onunla beraberdim. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) tarif ettiği vasıfta olan adam getirildi.” (Ebû Saîd) dedi ki: Onun hakkında şu (âyet) indi: “İçlerinden sadakalar hususunda sana dil uzatanlar vardır” (Tevbe 9/58).
Sahîh-i Buhârî 6933, Kitap 88, Hadis 15