Ömer: "Kapı kırılacak mı, açılacak mı?" dedi; "Kırılacak" denince "O hâlde bir daha asla kapanmaz" dedi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 7096, Kitap 92, Hadis 47
Türkçe meal

Huzeyfe (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Biz Ömer'in yanında otururken o: “Hanginiz Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) fitne hakkındaki sözünü ezberinde tutuyor?” dedi. (Huzeyfe) şöyle dedi: “Kişinin ailesi, malı, çocuğu ve komşusu hususundaki fitnesini namaz, sadaka, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak örter.” (Ömer): “Sana bunu sormuyorum; fakat deniz dalgası gibi dalgalanacak olanı (soruyorum)” dedi. (Huzeyfe): “Ey müminlerin emîri! Ondan sana bir zarar yok; seninle onun arasında kapalı bir kapı vardır” dedi. Ömer: “Kapı kırılacak mı, yoksa açılacak mı?” dedi. (Huzeyfe): “Hayır, kırılacak” dedi. Ömer: “O hâlde bir daha asla kapanmaz” dedi. Ben de: “Evet” dedim. (Şakîk dedi ki:) Huzeyfe'ye: “Ömer kapıyı biliyor muydu?” dedik. “Evet, yarından önce bir gece olduğunu bildiğim gibi (biliyordu). Çünkü ben ona yanıltmaca olmayan bir hadis anlattım” dedi. Ona kapının kim olduğunu sormaktan çekindik; Mesrûk'a emrettik, o da ona sordu: “Kapı kim?” dedi. (Huzeyfe): “Ömer” dedi.

Sahîh-i Buhârî 7096, Kitap 92, Hadis 47

Arapça metin
حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصِ بْنِ غِيَاثٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، حَدَّثَنَا شَقِيقٌ، سَمِعْتُ حُذَيْفَةَ، يَقُولُ بَيْنَا نَحْنُ جُلُوسٌ عِنْدَ عُمَرَ قَالَ أَيُّكُمْ يَحْفَظُ قَوْلَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْفِتْنَةِ. قَالَ " فِتْنَةُ الرَّجُلِ فِي أَهْلِهِ وَمَالِهِ وَوَلَدِهِ وَجَارِهِ، تُكَفِّرُهَا الصَّلاَةُ وَالصَّدَقَةُ وَالأَمْرُ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّهْىُ عَنِ الْمُنْكَرِ ". قَالَ لَيْسَ عَنْ هَذَا أَسْأَلُكَ، وَلَكِنِ الَّتِي تَمُوجُ كَمَوْجِ الْبَحْرِ. قَالَ لَيْسَ عَلَيْكَ مِنْهَا بَأْسٌ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ، إِنَّ بَيْنَكَ وَبَيْنَهَا بَابًا مُغْلَقًا. قَالَ عُمَرُ أَيُكْسَرُ الْبَابُ أَمْ يُفْتَحُ قَالَ بَلْ يُكْسَرُ. قَالَ عُمَرُ إِذًا لاَ يُغْلَقَ أَبَدًا. قُلْتُ أَجَلْ. قُلْنَا لِحُذَيْفَةَ أَكَانَ عُمَرُ يَعْلَمُ الْبَابَ قَالَ نَعَمْ كَمَا أَعْلَمُ أَنَّ دُونَ غَدٍ لَيْلَةً، وَذَلِكَ أَنِّي حَدَّثْتُهُ حَدِيثًا لَيْسَ بِالأَغَالِيطِ. فَهِبْنَا أَنْ نَسْأَلَهُ مَنِ الْبَابُ فَأَمَرْنَا مَسْرُوقًا فَسَأَلَهُ فَقَالَ مَنِ الْبَابُ قَالَ عُمَرُ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 7096 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü