Ey Üneys, sabahleyin bunun karısına git; eğer itiraf ederse onu recmet.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 7260, Kitap 95, Hadis 14
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Biz Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındayken bedevilerden bir adam kalkıp: “Ey Allah'ın Resûlü! Aramızda Allah'ın Kitabı ile hüküm ver” dedi. Hasmı da kalkıp: “Ey Allah'ın Resûlü! Doğru söyledi; aramızda Allah'ın Kitabı ile hüküm ver ve bana izin ver (konuşayım)” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Söyle” buyurdu. Adam şöyle dedi: “Oğlum bunun yanında asîf idi -asîf, ücretli işçidir- ve onun karısıyla zina etti. Bana oğluma recm gerektiğini haber verdiler. Ben de onun yerine yüz koyun ve bir cariye fidye verdim. Sonra ilim ehline sordum; onlar da bana, onun karısına recm, oğluma ise yüz değnek ve bir yıl sürgün gerektiğini haber verdiler.” Bunun üzerine (Peygamber) şöyle buyurdu: “Canım elinde olana yemin ederim ki aranızda mutlaka Allah'ın Kitabı ile hüküm vereceğim: Cariye ile koyunları geri verin. Oğluna gelince, ona yüz değnek ve bir yıl sürgün vardır. Sen de ey Üneys -Eslem'den bir adama (hitaben)-, sabahleyin bunun karısına git; eğer (suçunu) itiraf ederse onu recmet.” Üneys sabahleyin kadına gitti, kadın itiraf etti, o da onu recmetti.

Sahîh-i Buhârî 7260, Kitap 95, Hadis 14

Arapça metin
وَحَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ بَيْنَمَا نَحْنُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذْ قَامَ رَجُلٌ مِنَ الأَعْرَابِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ اقْضِ لِي بِكِتَابِ اللَّهِ. فَقَامَ خَصْمُهُ فَقَالَ صَدَقَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، اقْضِ لَهُ بِكِتَابِ اللَّهِ، وَأْذَنْ لِي. فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " قُلْ ". فَقَالَ إِنَّ ابْنِي كَانَ عَسِيفًا عَلَى هَذَا ـ وَالْعَسِيفُ الأَجِيرُ ـ فَزَنَى بِامْرَأَتِهِ فَأَخْبَرُونِي أَنَّ عَلَى ابْنِي الرَّجْمَ، فَافْتَدَيْتُ مِنْهُ بِمِائَةٍ مِنَ الْغَنَمِ وَوَلِيدَةٍ، ثُمَّ سَأَلْتُ أَهْلَ الْعِلْمِ فَأَخْبَرُونِي أَنَّ عَلَى امْرَأَتِهِ الرَّجْمَ، وَأَنَّمَا عَلَى ابْنِي جَلْدُ مِائَةٍ وَتَغْرِيبُ عَامٍ. فَقَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لأَقْضِيَنَّ بَيْنَكُمَا بِكِتَابِ اللَّهِ، أَمَّا الْوَلِيدَةُ وَالْغَنَمُ فَرُدُّوهَا، وَأَمَّا ابْنُكَ فَعَلَيْهِ جَلْدُ مِائَةٍ وَتَغْرِيبُ عَامٍ، وَأَمَّا أَنْتَ يَا أُنَيْسُ ـ لِرَجُلٍ مِنْ أَسْلَمَ ـ فَاغْدُ عَلَى امْرَأَةِ هَذَا، فَإِنِ اعْتَرَفَتْ فَارْجُمْهَا ". فَغَدَا عَلَيْهَا أُنَيْسٌ فَاعْتَرَفَتْ فَرَجَمَهَا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 7260 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü