İbrâhîm et-Teymî'nin babası şöyle rivayet etti:
Ali (radıyallahu anh) kerpiçten bir minber üzerinde bize hutbe okudu. Üzerinde bir kılıç vardı; kılıçta asılı bir sahife vardı. Şöyle dedi: “Vallahi bizim yanımızda Allah'ın Kitabı ile bu sahifede olandan başka okunan bir kitap yoktur.” Onu açtı; bir de baktık ki içinde develerin yaşları var. Bir de baktık ki içinde şu var: “Medine, Ayr'dan şuraya kadar haremdir. Kim orada bir bid'at çıkarırsa Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun. Allah ondan ne farz ne nafile kabul etmez.” Yine içinde şu var: “Müslümanların verdiği eman birdir; onların en aşağıdakisi bile onu üstlenir. Kim bir Müslümanın verdiği emanı bozarsa Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun. Allah ondan ne farz ne nafile kabul etmez.” Yine içinde şu var: “Kim velâ sahiplerinin izni olmaksızın bir topluluğu velî edinirse Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun. Allah ondan ne farz ne nafile kabul etmez.”
Sahîh-i Buhârî 7300, Kitap 96, Hadis 31