Sehl b. Sa'd es-Sâidî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Uveymir, Âsım b. Adî'ye gelip şöyle dedi: “Karısının yanında bir adam bulup onu öldüren bir adam hakkında ne dersin? Onu buna karşılık öldürür müsünüz? Ey Âsım! Bunu benim için Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sor.” (Âsım) ona sordu; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bu soruları hoş görmedi ve ayıpladı. Âsım dönüp ona, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) bu soruları hoş görmediğini haber verdi. Uveymir: “Vallahi Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) mutlaka gideceğim” dedi. Geldi; Yüce Allah, Âsım'ın arkasından Kur'an indirmişti. (Peygamber) ona: “Allah sizin hakkınızda Kur'an indirdi” buyurdu. İkisini çağırdı; öne çıktılar ve lanetleştiler. Sonra Uveymir: “Yâ Resûlallah! Eğer onu (nikâhımda) tutarsam, ona iftira etmiş olurum” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona ayrılmasını emretmediği halde ondan ayrıldı. Böylece lanetleşenler hakkında bu sünnet oldu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Onu gözetleyin. Eğer çocuğu vahra gibi kırmızı ve kısa boylu doğurursa, ancak (Uveymir'in) yalan söylediğini düşünürüm. Eğer siyaha çalan, iri gözlü, büyük kalçalı doğurursa, ancak onun hakkında doğru söylediğini sanırım.” (Kadın) çocuğu hoş görülmeyen durum üzere doğurdu.
Sahîh-i Buhârî 7304, Kitap 96, Hadis 35