Câbir b. Abdullah es-Selemî (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabına bütün işlerde istihâreyi, Kur'an'dan bir sûreyi öğrettiği gibi öğretirdi. Şöyle derdi: “Biriniz bir işe niyetlendiğinde farz dışında iki rekât kılsın, sonra şöyle desin: Allah'ım! İlminle Senden hayır dilerim, kudretinle Senden güç dilerim ve lütfundan isterim. Çünkü Sen güç yetirirsin, ben güç yetiremem; Sen bilirsin, ben bilmem; Sen gaybları hakkıyla bilensin. Allah'ım! Eğer bu işi -sonra onu adıyla anar- işimin yakını ve uzağı bakımından -(ravi) dedi ki: ya da dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından- benim için hayırlı biliyorsan onu bana takdir et, onu bana kolaylaştır, sonra onu bana mübarek kıl. Allah'ım! Eğer onun dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından -ya da: işimin yakını ve uzağı bakımından, dedi- benim için şer olduğunu biliyorsan beni ondan uzaklaştır; hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra beni ondan razı kıl.”
Sahîh-i Buhârî 7390, Kitap 97, Hadis 19