Bunun soyundan bir topluluk çıkacak; İslâm ehlini öldürecekler, putperestleri bırakacaklar.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 7432, Kitap 97, Hadis 59
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) küçük bir altın parçası gönderildi; o da onu dört kişi arasında paylaştırdı.

(Başka bir senetle) Ebû Saîd el-Hudrî şöyle dedi: Ali, Yemen'de iken Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) toprağıyla birlikte (henüz arıtılmamış) küçük bir altın parçası gönderdi. (Peygamber) onu Mücâşi' oğullarından Akra' b. Hâbis el-Hanzalî, Uyeyne b. Bedr el-Fezârî, Kilâb oğullarından Alkame b. Ulâse el-Âmirî ve Nebhân oğullarından Zeydü'l-Hayl et-Tâî arasında paylaştırdı. Kureyş ve Ensâr öfkelendiler ve: “Necid halkının ileri gelenlerine veriyor, bizi bırakıyor!” dediler. (Peygamber): “Ben ancak onların kalplerini ısındırıyorum” buyurdu. Derken gözleri çukura kaçmış, alnı çıkık, sakalı sık, elmacık kemikleri çıkık, başı tıraşlı bir adam geldi ve: “Ey Muhammed! Allah'tan kork!” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ben O'na isyan edersem Allah'a kim itaat eder? O beni yeryüzü halkı üzerine emin kılıyor da siz bana güvenmiyor musunuz?” Topluluktan bir adam -sanırım Hâlid b. Velîd- onu öldürmek için izin istedi; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona engel oldu. Adam dönüp gidince Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bunun soyundan bir topluluk çıkacak; Kur'ân okurlar ama (okudukları) gırtlaklarından aşağı geçmez. Okun avı delip çıkması gibi İslâm'dan çıkarlar. İslâm ehlini öldürürler, putperestleri bırakırlar. Onlara yetişirsem, Âd kavminin öldürülüşü gibi onları öldürürüm.”

Sahîh-i Buhârî 7432, Kitap 97, Hadis 59

Arapça metin
حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ أَبِي نُعْمٍ ـ أَوْ أَبِي نُعْمٍ شَكَّ قَبِيصَةُ ـ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ بُعِثَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِذُهَيْبَةٍ فَقَسَمَهَا بَيْنَ أَرْبَعَةٍ. وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ نَصْرٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ عَنْ أَبِيهِ عَنِ ابْنِ أَبِي نُعْمٍ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ قَالَ بَعَثَ عَلِيٌّ وَهْوَ بِالْيَمَنِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِذُهَيْبَةٍ فِي تُرْبَتِهَا، فَقَسَمَهَا بَيْنَ الأَقْرَعِ بْنِ حَابِسٍ الْحَنْظَلِيِّ ثُمَّ أَحَدِ بَنِي مُجَاشِعٍ، وَبَيْنَ عُيَيْنَةَ بْنِ بَدْرٍ الْفَزَارِيِّ، وَبَيْنَ عَلْقَمَةَ بْنِ عُلاَثَةَ الْعَامِرِيِّ ثُمَّ أَحَدِ بَنِي كِلاَبٍ، وَبَيْنَ زَيْدِ الْخَيْلِ الطَّائِيِّ ثُمَّ أَحَدِ بَنِي نَبْهَانَ، فَتَغَضَّبَتْ قُرَيْشٌ وَالأَنْصَارُ فَقَالُوا يُعْطِيهِ صَنَادِيدَ أَهْلِ نَجْدٍ وَيَدَعُنَا قَالَ " إِنَّمَا أَتَأَلَّفُهُمْ ". فَأَقْبَلَ رَجُلٌ غَائِرُ الْعَيْنَيْنِ، نَاتِئُ الْجَبِينِ، كَثُّ اللِّحْيَةِ، مُشْرِفُ الْوَجْنَتَيْنِ، مَحْلُوقُ الرَّأْسِ فَقَالَ يَا مُحَمَّدُ اتَّقِ اللَّهَ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " فَمَنْ يُطِيعُ اللَّهَ إِذَا عَصَيْتُهُ فَيَأْمَنِّي عَلَى أَهْلِ الأَرْضِ، وَلاَ تَأْمَنُونِي ". فَسَأَلَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ ـ قَتْلَهُ أُرَاهُ خَالِدَ بْنَ الْوَلِيدِ ـ فَمَنَعَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا وَلَّى قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ مِنْ ضِئْضِئِ هَذَا قَوْمًا يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ حَنَاجِرَهُمْ، يَمْرُقُونَ مِنَ الإِسْلاَمِ مُرُوقَ السَّهْمِ مِنَ الرَّمِيَّةِ، يَقْتُلُونَ أَهْلَ الإِسْلاَمِ وَيَدَعُونَ أَهْلَ الأَوْثَانِ، لَئِنْ أَدْرَكْتُهُمْ لأَقْتُلَنَّهُمْ قَتْلَ عَادٍ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 7432 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü