Semure: Peygamber küsûf namazında hiçbir namazda durmadığı kadar uzun durdu; ondan bir ses işitmiyorduk.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1184, Kitap 3, Hadis 24
Zayıf
Türkçe meal

Semure b. Cündeb (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

(Sa'lebe b. İbâd el-Abdî, bir gün Semure b. Cündeb'in hutbesinde bulunduğunu ve Semure'nin şöyle dediğini anlattı:) Ben ve Ensâr'dan bir genç, kendimize ait iki hedefe ok atıyorduk. Nihayet güneş, bakanın gözünde ufuktan iki ya da üç mızrak boyu (yükseklikte) iken karardı; öyle ki tennûme (siyah bir bitki) gibi oldu. Birimiz arkadaşına: “Bizimle mescide gel; vallahi bu güneşin durumu Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) için ümmeti hakkında mutlaka yeni bir şey ortaya çıkaracaktır” dedi. (Semure) dedi ki: (Mescide) vardık; bir de baktık ki o (dışarı) çıkmış. Öne geçti ve namaz kıldırdı. Bize şimdiye kadar hiçbir namazda durmadığı kadar uzun kıyamda durdu; ondan bir ses işitmiyorduk. (Semure) dedi ki: Sonra bize şimdiye kadar hiçbir namazda rükû etmediği kadar uzun rükû etti; ondan bir ses işitmiyorduk. Sonra bize şimdiye kadar hiçbir namazda secde etmediği kadar uzun secde etti; ondan bir ses işitmiyorduk. Sonra diğer rekâtta da bunun aynısını yaptı. (Semure) dedi ki: Güneşin açılması, onun ikinci rekâttaki oturuşuna denk geldi. (Semure) dedi ki: Sonra selâm verdi. Sonra kalktı; Allah'a hamd ve senâ etti, Allah'tan başka ilah olmadığına ve kendisinin O'nun kulu ve Resûlü olduğuna şahitlik etti. Sonra Ahmed b. Yûnus, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hutbesini aktardı.

Sünen-i Ebû Dâvûd 1184, Kitap 3, Hadis 24

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ قَيْسٍ، حَدَّثَنِي ثَعْلَبَةُ بْنُ عِبَادٍ الْعَبْدِيُّ، مِنْ أَهْلِ الْبَصْرَةِ أَنَّهُ شَهِدَ خُطْبَةً يَوْمًا لِسَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ قَالَ قَالَ سَمُرَةُ بَيْنَمَا أَنَا وَغُلاَمٌ مِنَ الأَنْصَارِ نَرْمِي غَرَضَيْنِ لَنَا حَتَّى إِذَا كَانَتِ الشَّمْسُ قِيدَ رُمْحَيْنِ أَوْ ثَلاَثَةٍ فِي عَيْنِ النَّاظِرِ مِنَ الأُفُقِ اسْوَدَّتْ حَتَّى آضَتْ كَأَنَّهَا تَنُّومَةٌ فَقَالَ أَحَدُنَا لِصَاحِبِهِ انْطَلِقْ بِنَا إِلَى الْمَسْجِدِ فَوَاللَّهِ لَيُحْدِثَنَّ شَأْنُ هَذِهِ الشَّمْسِ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي أُمَّتِهِ حَدَثًا قَالَ فَدَفَعْنَا فَإِذَا هُوَ بَارِزٌ فَاسْتَقْدَمَ فَصَلَّى فَقَامَ بِنَا كَأَطْوَلِ مَا قَامَ بِنَا فِي صَلاَةٍ قَطُّ لاَ نَسْمَعُ لَهُ صَوْتًا قَالَ ثُمَّ رَكَعَ بِنَا كَأَطْوَلِ مَا رَكَعَ بِنَا فِي صَلاَةٍ قَطُّ لاَ نَسْمَعُ لَهُ صَوْتًا ثُمَّ سَجَدَ بِنَا كَأَطْوَلِ مَا سَجَدَ بِنَا فِي صَلاَةٍ قَطُّ لاَ نَسْمَعُ لَهُ صَوْتًا . ثُمَّ فَعَلَ فِي الرَّكْعَةِ الأُخْرَى مِثْلَ ذَلِكَ قَالَ فَوَافَقَ تَجَلِّي الشَّمْسِ جُلُوسَهُ فِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ قَالَ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ قَامَ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ وَشَهِدَ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَشَهِدَ أَنَّهُ عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ ثُمَّ سَاقَ أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ خُطْبَةَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1184 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü