Ebû Saîd b. el-Muallâ (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ben namaz kılarken yanımdan geçti ve beni çağırdı. Namazımı kıldım, sonra yanına geldim. “Bana cevap vermekten seni ne alıkoydu?” buyurdu. “Namaz kılıyordum” dedim. Buyurdu ki: “Aziz ve celîl olan Allah: ‘Ey iman edenler! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman Allah'a ve Resûlü'ne icabet edin’ (Enfâl 8/24) buyurmuyor mu? Mescitten çıkmadan önce sana Kur'an'dan -yahut Kur'an'daki- en büyük sûreyi mutlaka öğreteceğim.” -(Bu konuda) Hâlid şüphe etti.- Dedim ki: “Ey Allah'ın Resûlü! Sözün (ne oldu)?” Buyurdu ki: “‘Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'adır’ (Fâtiha 1/2). O, bana verilen es-Seb'u'l-mesânî ve Kur'an-ı Azîm'dir.”
Sünen-i Ebû Dâvûd 1458, Kitap 8, Hadis 43