Biriniz bir işe niyetlendiğinde farz dışında iki rekât kılsın ve: Allah'ım! İlminle senden hayır diliyorum desin.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1538, Kitap 8, Hadis 123
Sahih
Türkçe meal

Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize Kur'an'dan bir sûreyi öğrettiği gibi istihareyi öğretirdi. Bize şöyle derdi: “Biriniz bir işe niyetlendiğinde farz dışında iki rekât namaz kılsın ve şöyle desin: ‘Allah'ım! İlminle senden hayır diliyorum, kudretinle senden güç istiyorum ve büyük lütfundan istiyorum. Çünkü sen güç yetirirsin, ben güç yetiremem; sen bilirsin, ben bilmem; gaipleri hakkıyla bilen sensin. Allah'ım! Eğer bu işin -istediği işi adıyla anar- dinim, geçimim, ahiretim ve işimin sonu bakımından benim için hayırlı olduğunu biliyorsan, onu bana takdir et, onu bana kolaylaştır ve onda bana bereket ver. Allah'ım! Eğer onun benim için şer olduğunu biliyorsan -birincisi gibi (sayar)- beni ondan çevir, onu da benden çevir; hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra beni ona razı kıl.’” Ya da (bunun yerine) “işimin şimdisi ve sonrası bakımından” dedi.

İbn Mesleme ile İbn Îsâ (rivayetlerinde) “Muhammed b. el-Münkedir'den, o da Câbir'den” dediler.

Sünen-i Ebû Dâvûd 1538, Kitap 8, Hadis 123

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مُقَاتِلٍ، خَالُ الْقَعْنَبِيِّ وَمُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى - الْمَعْنَى وَاحِدٌ - قَالُوا حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي الْمَوَالِ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُعَلِّمُنَا الاِسْتِخَارَةَ كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآنِ يَقُولُ لَنَا " إِذَا هَمَّ أَحَدُكُمْ بِالأَمْرِ فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ مِنْ غَيْرِ الْفَرِيضَةِ وَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلاَ أَقْدِرُ وَتَعْلَمُ وَلاَ أَعْلَمُ وَأَنْتَ عَلاَّمُ الْغُيُوبِ اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ - يُسَمِّيهِ بِعَيْنِهِ الَّذِي يُرِيدُ - خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَمَعَادِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي وَبَارِكْ لِي فِيهِ اللَّهُمَّ وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُهُ شَرًّا لِي مِثْلَ الأَوَّلِ فَاصْرِفْنِي عَنْهُ وَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاقْدُرْ لِيَ الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ رَضِّنِي بِهِ " . أَوْ قَالَ " فِي عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ " . قَالَ ابْنُ مَسْلَمَةَ وَابْنُ عِيسَى عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنْ جَابِرٍ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1538 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü