Süveyd b. Gafele: Zekât memuru hörgücü büyük deveyi kabul etmedi, ondan aşağısını aldı.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1579, Kitap 9, Hadis 24
Hasen
Türkçe meal

Süveyd b. Gafele şöyle anlattı:

(Bizzat) gittim -ya da: Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) zekât memuru ile birlikte giden biri bana haber verdi, dedi-. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ahitnamesinde şu vardı: “Süt emen (yavru)dan alma; ayrı olanları birleştirme, birleşik olanları ayırma.” (Memur) suların başına ancak koyunlar suya geldiğinde gelir ve “Mallarınızın zekâtlarını verin” derdi. (Süveyd) dedi ki: Onlardan bir adam kevmâ bir dişi deveye yöneldi. (Hilâl) dedi ki: “Ey Ebû Sâlih! Kevmâ nedir?” dedim. “Hörgücü büyük olan” dedi. (Süveyd) dedi ki: (Memur) onu kabul etmekten kaçındı. (Adam) “Ben develerimin en hayırlısını almanı isterim” dedi. (Memur) yine onu kabul etmekten kaçındı. (Adam) ona ondan aşağı bir başkasını yularladı; onu da kabul etmekten kaçındı. Sonra ondan da aşağı bir başkasını yularladı; onu kabul etti ve şöyle dedi: “Ben bunu alıyorum; ama Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) bana kızıp ‘Bir adama yöneldin ve develerinin en seçkinini aldın’ demesinden korkuyorum.”

Ebû Dâvûd dedi ki: Bunu Hüşeym de Hilâl b. Habbâb'dan benzer şekilde rivayet etti; ancak o “lâ yüferrik (ayırmasın)” dedi.

Sünen-i Ebû Dâvûd 1579, Kitap 9, Hadis 24

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ خَبَّابٍ، عَنْ مَيْسَرَةَ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ سُوَيْدِ بْنِ غَفَلَةَ، قَالَ سِرْتُ أَوْ قَالَ أَخْبَرَنِي مَنْ، سَارَ مَعَ مُصَدِّقِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَإِذَا فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَنْ لاَ تَأْخُذْ مِنْ رَاضِعِ لَبَنٍ وَلاَ تَجْمَعْ بَيْنَ مُفْتَرِقٍ وَلاَ تُفَرِّقْ بَيْنَ مُجْتَمِعٍ " . وَكَانَ إِنَّمَا يَأْتِي الْمِيَاهَ حِينَ تَرِدُ الْغَنَمُ فَيَقُولُ أَدُّوا صَدَقَاتِ أَمْوَالِكُمْ . قَالَ فَعَمَدَ رَجُلٌ مِنْهُمْ إِلَى نَاقَةٍ كَوْمَاءَ - قَالَ - قُلْتُ يَا أَبَا صَالِحٍ مَا الْكَوْمَاءُ قَالَ عَظِيمَةُ السَّنَامِ - قَالَ - فَأَبَى أَنْ يَقْبَلَهَا قَالَ إِنِّي أُحِبُّ أَنْ تَأْخُذَ خَيْرَ إِبِلِي . قَالَ فَأَبَى أَنْ يَقْبَلَهَا قَالَ فَخَطَمَ لَهُ أُخْرَى دُونَهَا فَأَبَى أَنْ يَقْبَلَهَا ثُمَّ خَطَمَ لَهُ أُخْرَى دُونَهَا فَقَبِلَهَا وَقَالَ إِنِّي آخِذُهَا وَأَخَافُ أَنْ يَجِدَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ لِي عَمَدْتَ إِلَى رَجُلٍ فَتَخَيَّرْتَ عَلَيْهِ إِبِلَهُ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَرَوَاهُ هُشَيْمٌ عَنْ هِلاَلِ بْنِ خَبَّابٍ نَحْوَهُ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ " لاَ يُفَرِّقْ " .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1579 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü