Abdullah b. Utbe b. Mes'ûd şöyle anlattı:
Abdullah b. Mes'ûd'a bir adam hakkında bu haber (soru) getirildi. (İnsanlar) bir ay -veya: birçok defa, dedi- ona gidip geldiler. (Sonunda Abdullah b. Mes'ûd) dedi ki: “Ben bu (kadın) hakkında şöyle diyorum: Onun için, eksiği ve fazlası olmaksızın kendi (emsali) kadınların mehri gibi bir mehir vardır; ona mirastan pay vardır ve iddet beklemesi gerekir. Eğer (bu görüş) doğru ise Allah'tandır; yanlış ise bendendir ve şeytandandır. Allah ve Resûlü (bundan) uzaktır.” Bunun üzerine Eşca' (kabilesin)den aralarında Cerrâh ile Ebû Sinân'ın da bulunduğu bazı kimseler kalkıp: “Ey İbn Mes'ûd! Biz şahitlik ederiz ki Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bu meseleyi bizim içimizde, kocası Hilâl b. Mürre el-Eşcaî olan Birva' bint Vâşık hakkında senin hükmettiğin gibi hükme bağladı” dediler. Abdullah b. Mes'ûd, hükmü Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hükmüne uygun düştüğü için çok sevindi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 2116, Kitap 12, Hadis 71