Hamd Allah'a mahsustur; O'ndan yardım ister, O'ndan bağışlanma dileriz: Resûlullah'ın öğrettiği hâcet hutbesi.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 2118, Kitap 12, Hadis 73
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Mes'ûd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

(Nikâhta ve başka işlerde okunan hâcet hutbesi hakkında:) Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize hâcet hutbesini (şöyle) öğretti: “Hamd Allah'a mahsustur. O'ndan yardım ister, O'ndan bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerlerinden O'na sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur; kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve Resûlüdür. Ey iman edenler! 'Kendisi adına birbirinizden (haklarınızı) istediğiniz Allah'tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde gözetleyicidir.' (Nisâ 4/1) 'Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde sakının ve ancak Müslümanlar olarak can verin.' (Âl-i İmrân 3/102) 'Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve doğru söz söyleyin ki (Allah) işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resûlüne itaat ederse büyük bir başarıya ulaşmıştır.' (Ahzâb 33/70-71)”

Muhammed b. Süleymân (kendi rivayetinde) “inne” (şüphesiz) demedi.

Sünen-i Ebû Dâvûd 2118, Kitap 12, Hadis 73

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، فِي خُطْبَةِ الْحَاجَةِ فِي النِّكَاحِ وَغَيْرِهِ ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سُلَيْمَانَ الأَنْبَارِيُّ - الْمَعْنَى - حَدَّثَنَا وَكِيعٌ عَنْ إِسْرَائِيلَ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ وَأَبِي عُبَيْدَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ عَلَّمَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خُطْبَةَ الْحَاجَةِ " إِنَّ الْحَمْدَ لِلَّهِ نَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا مَنْ يَهْدِ اللَّهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا { اتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَسَاءَلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا } { يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ } { يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيدًا * يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا } . لَمْ يَقُلْ مُحَمَّدُ بْنُ سُلَيْمَانَ إِنَّ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 2118 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü