Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Meymûne'nin evindeydim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) girdi; yanında Hâlid b. el-Velîd vardı. İki sümâme çubuğu üzerinde kızartılmış iki keler getirdiler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) tükürdü. Hâlid: “Ey Allah'ın Resûlü! Sanırım ondan tiksiniyorsun” dedi. “Evet” buyurdu. Sonra Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) süt getirildi; içti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sizden biri bir yemek yediğinde: ‘Allah'ım! Onu bize mübarek kıl ve bize ondan daha hayırlısını yedir’ desin. Ona süt içirildiğinde de: ‘Allah'ım! Onu bize mübarek kıl ve bize ondan daha fazlasını ver’ desin. Çünkü süt dışında yemeğin ve içeceğin yerini tutan hiçbir şey yoktur.”
Ebû Dâvûd dedi ki: Bu, Müsedded'in lafzıdır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3730, Kitap 27, Hadis 62
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - ح وَحَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ سَلَمَةَ - عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ حَرْمَلَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كُنْتُ فِي بَيْتِ مَيْمُونَةَ فَدَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَعَهُ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ فَجَاءُوا بِضَبَّيْنِ مَشْوِيَّيْنِ عَلَى ثُمَامَتَيْنِ فَتَبَزَّقَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ خَالِدٌ إِخَالُكَ تَقْذُرُهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " أَجَلْ " . ثُمَّ أُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِلَبَنٍ فَشَرِبَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا أَكَلَ أَحَدُكُمْ طَعَامًا فَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِيهِ وَأَطْعِمْنَا خَيْرًا مِنْهُ . وَإِذَا سُقِيَ لَبَنًا فَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِيهِ وَزِدْنَا مِنْهُ . فَإِنَّهُ لَيْسَ شَىْءٌ يُجْزِئُ مِنَ الطَّعَامِ وَالشَّرَابِ إِلاَّ اللَّبَنُ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ هَذَا لَفْظُ مُسَدَّدٍ .