Allah, verdiği rızıktan bize taşları ve kerpiçleri giydirmemizi emretmedi.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4153, Kitap 34, Hadis 134
Sahih
Türkçe meal

Ebû Talha el-Ensârî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber'i (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Melekler içinde köpek ve timsâl (suret) bulunan eve girmez.” (Zeyd b. Hâlid, Saîd b. Yesâr'a): “Bizimle mü'minlerin annesi Âişe'ye gel, ona bunu soralım” dedi. Gittik ve: “Ey mü'minlerin annesi! Ebû Talha bize Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle şöyle rivayet etti; Peygamber'i (sallallahu aleyhi ve sellem) bunu anarken işittin mi?” dedik. (Âişe) şöyle dedi: “Hayır; fakat size onun yaptığını gördüğüm şeyi anlatayım: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gazvelerinden birine çıkmıştı. Ben de dönüşünü gözlüyordum. Bize ait bir yaygı (nemat) aldım ve onu (kapının üstündeki) ağaç (araz) üzerine perde olarak gerdim. Gelince onu karşıladım ve: 'Esselâmü aleyke ey Allah'ın Resûlü, ve rahmetullahi ve berekâtüh. Seni aziz kılan ve sana ikram eden Allah'a hamdolsun' dedim. Eve baktı, yaygıyı gördü ve bana hiçbir karşılık vermedi. Yüzünde hoşnutsuzluğu gördüm. Yaygının yanına gelip onu yırttı. Sonra: 'Allah, verdiği rızıktan bize taşları ve kerpiçleri giydirmemizi emretmedi' buyurdu.” (Âişe) dedi ki: “Ben de onu kestim, ondan iki yastık yaptım ve içlerini lif ile doldurdum. Bunu bana kınamadı.”

Sünen-i Ebû Dâvûd 4153, Kitap 34, Hadis 134

Arapça metin
حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ بَقِيَّةَ، أَخْبَرَنَا خَالِدٌ، عَنْ سُهَيْلٍ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي صَالِحٍ - عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ زَيْدِ بْنِ خَالِدٍ الْجُهَنِيِّ، عَنْ أَبِي طَلْحَةَ الأَنْصَارِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ تَدْخُلُ الْمَلاَئِكَةُ بَيْتًا فِيهِ كَلْبٌ وَلاَ تِمْثَالٌ " . وَقَالَ انْطَلِقْ بِنَا إِلَى أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ عَائِشَةَ نَسْأَلُهَا عَنْ ذَلِكَ . فَانْطَلَقْنَا فَقُلْنَا يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ إِنَّ أَبَا طَلْحَةَ حَدَّثَنَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِكَذَا وَكَذَا فَهَلْ سَمِعْتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَذْكُرُ ذَلِكَ قَالَتْ لاَ وَلَكِنْ سَأُحَدِّثُكُمْ بِمَا رَأَيْتُهُ فَعَلَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَعْضِ مَغَازِيهِ وَكُنْتُ أَتَحَيَّنُ قُفُولَهُ فَأَخَذْتُ نَمَطًا كَانَ لَنَا فَسَتَرْتُهُ عَلَى الْعَرَضِ فَلَمَّا جَاءَ اسْتَقْبَلْتُهُ فَقُلْتُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَعَزَّكَ وَأَكْرَمَكَ فَنَظَرَ إِلَى الْبَيْتِ فَرَأَى النَّمَطَ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَىَّ شَيْئًا وَرَأَيْتُ الْكَرَاهِيَةَ فِي وَجْهِهِ فَأَتَى النَّمَطَ حَتَّى هَتَكَهُ ثُمَّ قَالَ " إِنَّ اللَّهَ لَمْ يَأْمُرْنَا فِيمَا رَزَقَنَا أَنْ نَكْسُوَ الْحِجَارَةَ وَاللَّبِنَ " . قَالَتْ فَقَطَعْتُهُ وَجَعَلْتُهُ وِسَادَتَيْنِ وَحَشَوْتُهُمَا لِيفًا فَلَمْ يُنْكِرْ ذَلِكَ عَلَىَّ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4153 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü