Duheymâ fitnesinde kişi mümin olarak sabahlar, kâfir olarak akşamlar; sonra Deccâl'i bekleyin.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4242, Kitap 37, Hadis 3
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında oturuyorduk. Fitneleri andı ve onları anlatmayı çoğalttı; nihayet ahlâs (kilimler) fitnesini andı. Biri: “Ey Allah'ın Resûlü! Ahlâs fitnesi nedir?” dedi. (Peygamber) şöyle buyurdu: “O, kaçış ve (mal) yağmasıdır. Sonra serrâ (bolluk) fitnesi gelir; onun dumanı, ehl-i beytimden bir adamın ayaklarının altından çıkar. O, benden olduğunu iddia eder, oysa benden değildir; benim dostlarım ancak takva sahipleridir. Sonra insanlar, kaburga üzerindeki kalça kemiği gibi (yerine oturmayan) bir adam üzerinde uzlaşırlar. Sonra duheymâ (kapkara) fitnesi gelir; bu ümmetten hiç kimseyi bırakmaz, mutlaka ona bir tokat vurur. ‘Sona erdi’ denildiğinde uzayıp gider. Onda kişi mümin olarak sabahlar, kâfir olarak akşamlar. Nihayet insanlar iki çadıra ayrılır: İçinde nifak olmayan bir iman çadırı ve içinde iman olmayan bir nifak çadırı. Bu olduğunda Deccâl'i o günden veya ertesi günden itibaren bekleyin.”

Sünen-i Ebû Dâvûd 4242, Kitap 37, Hadis 3

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدٍ الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو الْمُغِيرَةِ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَالِمٍ، حَدَّثَنِي الْعَلاَءُ بْنُ عُتْبَةَ، عَنْ عُمَيْرِ بْنِ هَانِئٍ الْعَنْسِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يَقُولُ كُنَّا قُعُودًا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ الْفِتَنَ فَأَكْثَرَ فِي ذِكْرِهَا حَتَّى ذَكَرَ فِتْنَةَ الأَحْلاَسِ فَقَالَ قَائِلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا فِتْنَةُ الأَحْلاَسِ قَالَ " هِيَ هَرَبٌ وَحَرْبٌ ثُمَّ فِتْنَةُ السَّرَّاءِ دَخَنُهَا مِنْ تَحْتِ قَدَمَىْ رَجُلٍ مِنْ أَهْلِ بَيْتِي يَزْعُمُ أَنَّهُ مِنِّي وَلَيْسَ مِنِّي وَإِنَّمَا أَوْلِيَائِيَ الْمُتَّقُونَ ثُمَّ يَصْطَلِحُ النَّاسُ عَلَى رَجُلٍ كَوَرِكٍ عَلَى ضِلَعٍ ثُمَّ فِتْنَةُ الدُّهَيْمَاءِ لاَ تَدَعُ أَحَدًا مِنْ هَذِهِ الأُمَّةِ إِلاَّ لَطَمَتْهُ لَطْمَةً فَإِذَا قِيلَ انْقَضَتْ تَمَادَتْ يُصْبِحُ الرَّجُلُ فِيهَا مُؤْمِنًا وَيُمْسِي كَافِرًا حَتَّى يَصِيرَ النَّاسُ إِلَى فُسْطَاطَيْنِ فُسْطَاطِ إِيمَانٍ لاَ نِفَاقَ فِيهِ وَفُسْطَاطِ نِفَاقٍ لاَ إِيمَانَ فِيهِ فَإِذَا كَانَ ذَاكُمْ فَانْتَظِرُوا الدَّجَّالَ مِنْ يَوْمِهِ أَوْ مِنْ غَدِهِ " .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4242 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü