Sizi Temîm ed-Dârî'nin Deccâl hakkında anlattığı söz için topladım; o doğu tarafındadır.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4326, Kitap 39, Hadis 36
Sahih
Türkçe meal

Fâtıma bint Kays (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) münadisinin “es-Salâtü câmiatün (Namaz için toplanın)” diye seslendiğini işittim. Çıktım ve Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte namaz kıldım. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namazı bitirince gülerek minberin üzerine oturdu ve: “Herkes namaz kıldığı yerde dursun” buyurdu. Sonra: “Sizi niçin topladığımı biliyor musunuz?” buyurdu. “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dediler. (Peygamber) şöyle buyurdu: “Sizi ne korkutacak ne de sevindirecek bir şey için topladım; fakat sizi şunun için topladım: Temîm ed-Dârî Hristiyan bir adamdı; gelip biat etti ve Müslüman oldu. Bana, size Deccâl hakkında anlattığıma uygun düşen bir söz anlattı. Bana anlattığına göre Lahm ve Cüzâm (kabilelerin)den otuz adamla birlikte bir deniz gemisine binmiş. Dalgalar onlarla denizde bir ay oynamış; sonra güneşin battığı sırada bir adaya yanaşmışlar. Geminin küçük kayıklarına oturup adaya girmişler. Karşılarına kalın kıllı, çok tüylü bir hayvan çıkmış. ‘Yazıklar olsun sana! Sen nesin?’ demişler. ‘Ben Cessâse'yim. Şu manastırdaki adama gidin; çünkü o sizin haberinizi çok merak ediyor’ demiş. (Temîm) dedi ki: Bize bir adamın adını verince onun dişi bir şeytan olmasından korktuk. Hızla gidip manastıra girdik; bir de baktık ki orada, yaratılışça şimdiye kadar gördüğümüz en iri ve en sıkı bağlanmış bir insan; elleri boynuna bağlanmış!” (Râvi) hadisi zikretti: (O adam) onlara Beysân hurmalıklarını, Zuğar pınarını ve ümmî peygamberi sordu; “Ben Mesîh'im ve bana çıkış için izin verilmesi yakındır” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “O, Şam denizinde veya Yemen denizindedir. Hayır! Bilakis doğu tarafındadır o!” Bunu iki kere söyledi ve eliyle doğu tarafını işaret etti. (Fâtıma) dedi ki: Bunu Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) ezberledim. (Râvi) hadisi (sonuna kadar) sevk etti.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4326, Kitap 39, Hadis 36

Arapça metin
حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ أَبِي يَعْقُوبَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ حُسَيْنًا الْمُعَلِّمَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، حَدَّثَنَا عَامِرُ بْنُ شَرَاحِيلَ الشَّعْبِيُّ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ، قَالَتْ سَمِعْتُ مُنَادِيَ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُنَادِي أَنَّ الصَّلاَةَ جَامِعَةٌ . فَخَرَجْتُ فَصَلَّيْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا قَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الصَّلاَةَ جَلَسَ عَلَى الْمِنْبَرِ وَهُوَ يَضْحَكُ قَالَ " لِيَلْزَمْ كُلُّ إِنْسَانٍ مُصَلاَّهُ " . ثُمَّ قَالَ " هَلْ تَدْرُونَ لِمَ جَمَعْتُكُمْ " . قَالُوا اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ . قَالَ " إِنِّي مَا جَمَعْتُكُمْ لِرَهْبَةٍ وَلاَ رَغْبَةٍ وَلَكِنْ جَمَعْتُكُمْ أَنَّ تَمِيمًا الدَّارِيَّ كَانَ رَجُلاً نَصْرَانِيًّا فَجَاءَ فَبَايَعَ وَأَسْلَمَ وَحَدَّثَنِي حَدِيثًا وَافَقَ الَّذِي حَدَّثْتُكُمْ عَنِ الدَّجَّالِ حَدَّثَنِي أَنَّهُ رَكِبَ فِي سَفِينَةٍ بَحْرِيَّةٍ مَعَ ثَلاَثِينَ رَجُلاً مِنْ لَخْمٍ وَجُذَامٍ فَلَعِبَ بِهِمُ الْمَوْجُ شَهْرًا فِي الْبَحْرِ وَأَرْفَئُوا إِلَى جَزِيرَةٍ حِينَ مَغْرِبِ الشَّمْسِ فَجَلَسُوا فِي أَقْرَبِ السَّفِينَةِ فَدَخَلُوا الْجَزِيرَةَ فَلَقِيَتْهُمْ دَابَّةٌ أَهْلَبُ كَثِيرَةُ الشَّعْرِ قَالُوا وَيْلَكِ مَا أَنْتِ قَالَتْ أَنَا الْجَسَّاسَةُ انْطَلِقُوا إِلَى هَذَا الرَّجُلِ فِي هَذَا الدَّيْرِ فَإِنَّهُ إِلَى خَبَرِكُمْ بِالأَشْوَاقِ . قَالَ لَمَّا سَمَّتْ لَنَا رَجُلاً فَرِقْنَا مِنْهَا أَنْ تَكُونَ شَيْطَانَةً فَانْطَلَقْنَا سِرَاعًا حَتَّى دَخَلْنَا الدَّيْرَ فَإِذَا فِيهِ أَعْظَمُ إِنْسَانٍ رَأَيْنَاهُ قَطُّ خَلْقًا وَأَشَدُّهُ وَثَاقًا مَجْمُوعَةٌ يَدَاهُ إِلَى عُنُقِهِ " . فَذَكَرَ الْحَدِيثَ وَسَأَلَهُمْ عَنْ نَخْلِ بَيْسَانَ وَعَنْ عَيْنِ زُغَرَ وَعَنِ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ قَالَ إِنِّي أَنَا الْمَسِيحُ وَإِنَّهُ يُوشِكُ أَنْ يُؤْذَنَ لِي فِي الْخُرُوجِ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " وَإِنَّهُ فِي بَحْرِ الشَّامِ أَوْ بَحْرِ الْيَمَنِ لاَ بَلْ مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ مَا هُوَ " . مَرَّتَيْنِ وَأَوْمَأَ بِيَدِهِ قِبَلَ الْمَشْرِقِ قَالَتْ حَفِظْتُ هَذَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . وَسَاقَ الْحَدِيثَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4326 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü