İşimize, onu isteyen kimseyi görevli yapmayız; Muâz, dininden dönen Yahudi öldürülmedikçe oturmadı.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4354, Kitap 40, Hadis 4
Sahih
Türkçe meal

Ebû Mûsâ el-Eş'arî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Yanımda Eş'arîlerden iki adam olduğu hâlde Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) geldim; biri sağımda, öbürü solumdaydı. İkisi de (ondan) görev istedi; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ise susuyordu. Sonra: “Ne dersin ey Ebû Mûsâ?” -yahut: “Ey Abdullah b. Kays?”- buyurdu. “Seni hak ile gönderene yemin ederim ki, ikisi de içlerinde olanı bana bildirmediler; görev isteyeceklerini de fark etmedim” dedim. -(Ebû Mûsâ) dedi ki: Dudağının altında, (dudağı) çekilmiş hâlde misvakına bakıyor gibiyim.- (Peygamber) şöyle buyurdu: “İşimize, onu isteyen kimseyi asla görevli yapmayız -yahut: görevli yapmayız-. Fakat sen git ey Ebû Mûsâ” -yahut: “ey Abdullah b. Kays”-. Böylece onu Yemen'e (vali olarak) gönderdi; sonra arkasından Muâz b. Cebel'i gönderdi.

(Ebû Mûsâ) dedi ki: Muâz yanına gelince (Ebû Mûsâ ona): “(Bineğinden) in” dedi ve ona bir minder attı. Bir de ne görsün, yanında bağlı bir adam! (Muâz): “Bu nedir?” dedi. (Ebû Mûsâ): “Bu bir Yahudiydi; Müslüman oldu, sonra dinine, o kötü dine geri döndü” dedi. (Muâz): “Öldürülmedikçe oturmam; (bu) Allah'ın ve Resûlü'nün hükmüdür” dedi. (Ebû Mûsâ): “Otur, evet (öldürülecek)” dedi. (Muâz): “Öldürülmedikçe oturmam; (bu) Allah'ın ve Resûlü'nün hükmüdür” dedi; üç defa. Bunun üzerine (Ebû Mûsâ) onun (öldürülmesini) emretti ve öldürüldü.

Sonra ikisi gece namazını (kıyâmü'l-leyl) konuştular. Biri, Muâz b. Cebel şöyle dedi: “Bana gelince; ben hem uyurum hem kalkarım -yahut: hem kalkarım hem uyurum-; uykumda da kalkışımda umduğum (sevabı) umarım.”

Sünen-i Ebû Dâvûd 4354, Kitap 40, Hadis 4

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، وَمُسَدَّدٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، - قَالَ مُسَدَّدٌ - حَدَّثَنَا قُرَّةُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ هِلاَلٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بُرْدَةَ، قَالَ قَالَ أَبُو مُوسَى أَقْبَلْتُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَعِي رَجُلاَنِ مِنَ الأَشْعَرِيِّينَ أَحَدُهُمَا عَنْ يَمِينِي وَالآخَرُ عَنْ يَسَارِي فَكِلاَهُمَا سَأَلَ الْعَمَلَ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم سَاكِتٌ فَقَالَ " مَا تَقُولُ يَا أَبَا مُوسَى " . أَوْ " يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ " . قُلْتُ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ مَا أَطْلَعَانِي عَلَى مَا فِي أَنْفُسِهِمَا وَمَا شَعَرْتُ أَنَّهُمَا يَطْلُبَانِ الْعَمَلَ . قَالَ وَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى سِوَاكِهِ تَحْتَ شَفَتِهِ قَلَصَتْ قَالَ " لَنْ نَسْتَعْمِلَ - أَوْ لاَ نَسْتَعْمِلُ - عَلَى عَمَلِنَا مَنْ أَرَادَهُ وَلَكِنِ اذْهَبْ أَنْتَ يَا أَبَا مُوسَى أَوْ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ " . فَبَعَثَهُ عَلَى الْيَمَنِ ثُمَّ أَتْبَعَهُ مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ قَالَ فَلَمَّا قَدِمَ عَلَيْهِ مُعَاذٌ قَالَ انْزِلْ . وَأَلْقَى لَهُ وِسَادَةً فَإِذَا رَجُلٌ عِنْدَهُ مُوثَقٌ قَالَ مَا هَذَا قَالَ هَذَا كَانَ يَهُودِيًّا فَأَسْلَمَ ثُمَّ رَاجَعَ دِينَهُ دِينَ السُّوءِ . قَالَ لاَ أَجْلِسُ حَتَّى يُقْتَلَ قَضَاءُ اللَّهِ وَرَسُولِهِ . قَالَ اجْلِسْ نَعَمْ . قَالَ لاَ أَجْلِسُ حَتَّى يُقْتَلَ قَضَاءُ اللَّهِ وَرَسُولِهِ . ثَلاَثَ مَرَّاتٍ فَأَمَرَ بِهِ فَقُتِلَ ثُمَّ تَذَاكَرَا قِيَامَ اللَّيْلِ فَقَالَ أَحَدُهُمَا مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ أَمَّا أَنَا فَأَنَامُ وَأَقُومُ - أَوْ أَقُومُ وَأَنَامُ - وَأَرْجُو فِي نَوْمَتِي مَا أَرْجُو فِي قَوْمَتِي .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4354 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü