Nu'mân b. Beşîr: Onları döverim; eşyanız çıkmazsa onların sırtlarından aldığımın mislini sizin sırtınızdan alırım.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4382, Kitap 40, Hadis 32
Hasen
Türkçe meal

Ezher b. Abdullah el-Harâzî şöyle anlattı:

Kelâ'îlerden bir topluluğun eşyası çalındı. Dokumacılardan bazı kimseleri itham ettiler ve Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sahâbîsi Nu'mân b. Beşîr'e geldiler. (Nu'mân) onları birkaç gün hapsetti, sonra serbest bıraktı. (Kelâ'îler) Nu'mân'a gelip: “Onları dövmeden ve sorgulamadan (imtihân) serbest bıraktın” dediler. Nu'mân şöyle dedi: “Ne istiyorsunuz? İsterseniz onları döverim; eşyanız çıkarsa ne âlâ, aksi takdirde onların sırtlarından aldığımın bir mislini sizin sırtlarınızdan alırım.” “Bu senin hükmün mü?” dediler. (Nu'mân): “Bu, Allah'ın hükmü ve Resûlü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) hükmüdür” dedi.

Ebû Dâvûd dedi ki: (Nu'mân) onları ancak bu sözle korkuttu; yani dövmek, ancak itiraftan sonra gerekir.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4382, Kitap 40, Hadis 32

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ بْنُ نَجْدَةَ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، حَدَّثَنَا صَفْوَانُ، حَدَّثَنَا أَزْهَرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْحَرَازِيُّ، أَنَّ قَوْمًا، مِنَ الْكَلاَعِيِّينَ سُرِقَ لَهُمْ مَتَاعٌ فَاتَّهَمُوا أُنَاسًا مِنَ الْحَاكَةِ فَأَتَوُا النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ صَاحِبَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَحَبَسَهُمْ أَيَّامًا ثُمَّ خَلَّى سَبِيلَهُمْ فَأَتَوُا النُّعْمَانَ فَقَالُوا خَلَّيْتَ سَبِيلَهُمْ بِغَيْرِ ضَرْبٍ وَلاَ امْتِحَانٍ . فَقَالَ النُّعْمَانُ مَا شِئْتُمْ إِنْ شِئْتُمْ أَنْ أَضْرِبَهُمْ فَإِنْ خَرَجَ مَتَاعُكُمْ فَذَاكَ وَإِلاَّ أَخَذْتُ مِنْ ظُهُورِكُمْ مِثْلَ مَا أَخَذْتُ مِنْ ظُهُورِهِمْ . فَقَالُوا هَذَا حُكْمُكَ فَقَالَ هَذَا حُكْمُ اللَّهِ وَحُكْمُ رَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ أَبُو دَاوُدَ إِنَّمَا أَرْهَبَهُمْ بِهَذَا الْقَوْلِ أَىْ لاَ يَجِبُ الضَّرْبُ إِلاَّ بَعْدَ الاِعْتِرَافِ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4382 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü