Bize Muhammed b. Avf et-Tâî rivayet etti; (dedi ki:) Bize er-Rebî' b. Ravh b. Huleyd rivayet etti; (dedi ki:) Bize Muhammed b. Hâlid -yani el-Vehbî- rivayet etti; (dedi ki:) Bize el-Fadl b. Delhem, Hasan'dan, o Seleme b. el-Muhabbak'tan, o Ubâde b. es-Sâmit'ten, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) bu hadisi rivayet etti. (Bu rivayette) şöyle dedi: Bazı kimseler Sa'd b. Ubâde'ye: “Ey Ebû Sâbit! Hadler indi. Eğer hanımının yanında bir adam bulsaydın ne yapardın?” dediler. (Sa'd): “İkisi de susuncaya kadar onlara kılıçla vururdum. Ben mi gidip dört şahit toplayacağım? O zamana kadar (adam) işini bitirmiş olur” dedi. Bunun üzerine gidip Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında toplandılar ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Ebû Sâbit'i görmüyor musun? Şöyle şöyle dedi” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Şahit olarak kılıç yeter” buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: “Hayır, hayır! Sarhoşun ve kıskancın bu işe (birbiri ardınca) dalmasından korkarım.”
Ebû Dâvûd dedi ki: Vekî' bu hadisin baş kısmını el-Fadl b. Delhem'den, o Hasan'dan, o Kabîsa b. Hureys'ten, o Seleme b. el-Muhabbak'tan, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etti. Bu (senet) ise ancak İbnü'l-Muhabbak'ın, bir adamın hanımının cariyesiyle ilişkiye girdiğine dair hadisinin senedidir.
Ebû Dâvûd dedi ki: el-Fadl b. Delhem hâfız değildir; Vâsıt'ta kasaptı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4417, Kitap 40, Hadis 67