Sa'd b. Ubâde kıssası: Şahit olarak kılıç yeter; hayır, sarhoşun ve kıskancın buna dalmasından korkarım.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4417, Kitap 40, Hadis 67
Zayıf
Türkçe meal

Bize Muhammed b. Avf et-Tâî rivayet etti; (dedi ki:) Bize er-Rebî' b. Ravh b. Huleyd rivayet etti; (dedi ki:) Bize Muhammed b. Hâlid -yani el-Vehbî- rivayet etti; (dedi ki:) Bize el-Fadl b. Delhem, Hasan'dan, o Seleme b. el-Muhabbak'tan, o Ubâde b. es-Sâmit'ten, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) bu hadisi rivayet etti. (Bu rivayette) şöyle dedi: Bazı kimseler Sa'd b. Ubâde'ye: “Ey Ebû Sâbit! Hadler indi. Eğer hanımının yanında bir adam bulsaydın ne yapardın?” dediler. (Sa'd): “İkisi de susuncaya kadar onlara kılıçla vururdum. Ben mi gidip dört şahit toplayacağım? O zamana kadar (adam) işini bitirmiş olur” dedi. Bunun üzerine gidip Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında toplandılar ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Ebû Sâbit'i görmüyor musun? Şöyle şöyle dedi” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Şahit olarak kılıç yeter” buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: “Hayır, hayır! Sarhoşun ve kıskancın bu işe (birbiri ardınca) dalmasından korkarım.”

Ebû Dâvûd dedi ki: Vekî' bu hadisin baş kısmını el-Fadl b. Delhem'den, o Hasan'dan, o Kabîsa b. Hureys'ten, o Seleme b. el-Muhabbak'tan, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etti. Bu (senet) ise ancak İbnü'l-Muhabbak'ın, bir adamın hanımının cariyesiyle ilişkiye girdiğine dair hadisinin senedidir.

Ebû Dâvûd dedi ki: el-Fadl b. Delhem hâfız değildir; Vâsıt'ta kasaptı.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4417, Kitap 40, Hadis 67

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَوْفٍ الطَّائِيُّ، حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ بْنُ رَوْحِ بْنِ خُلَيْدٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَالِدٍ، - يَعْنِي الْوَهْبِيَّ - حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ دَلْهَمٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الْمُحَبَّقِ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ فَقَالَ نَاسٌ لِسَعْدِ بْنِ عُبَادَةَ يَا أَبَا ثَابِتٍ قَدْ نَزَلَتِ الْحُدُودُ لَوْ أَنَّكَ وَجَدْتَ مَعَ امْرَأَتِكَ رَجُلاً كَيْفَ كُنْتَ صَانِعًا قَالَ كُنْتُ ضَارِبَهُمَا بِالسَّيْفِ حَتَّى يَسْكُتَا أَفَأَنَا أَذْهَبُ فَأَجْمَعُ أَرْبَعَةَ شُهَدَاءَ فَإِلَى ذَلِكَ قَدْ قَضَى الْحَاجَةَ . فَانْطَلَقُوا فَاجْتَمَعُوا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَمْ تَرَ إِلَى أَبِي ثَابِتٍ قَالَ كَذَا وَكَذَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كَفَى بِالسَّيْفِ شَاهِدًا " . ثُمَّ قَالَ " لاَ لاَ أَخَافُ أَنْ يَتَتَايَعَ فِيهَا السَّكْرَانُ وَالْغَيْرَانُ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَى وَكِيعٌ أَوَّلَ هَذَا الْحَدِيثِ عَنِ الْفَضْلِ بْنِ دَلْهَمٍ عَنِ الْحَسَنِ عَنْ قَبِيصَةَ بْنِ حُرَيْثٍ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الْمُحَبَّقِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَإِنَّمَا هَذَا إِسْنَادُ حَدِيثِ ابْنِ الْمُحَبَّقِ أَنَّ رَجُلاً وَقَعَ عَلَى جَارِيَةِ امْرَأَتِهِ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ الْفَضْلُ بْنُ دَلْهَمٍ لَيْسَ بِالْحَافِظِ كَانَ قَصَّابًا بِوَاسِطَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4417 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü