el-Lalcâc el-Âmirî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Çarşıda oturmuş çalışıyordum. Bir kadın (kucağında) bir çocuk taşıyarak geçti. İnsanlar onunla birlikte kalkıştı; ben de kalkışanlar arasındaydım. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) vardım; o (kadına): “Yanındaki bunun babası kim?” diyordu. Kadın sustu. Yanındaki bir genç: “Ben onun babasıyım ey Allah'ın Resûlü!” dedi. (Peygamber) kadına yöneldi ve: “Yanındaki bunun babası kim?” dedi. Delikanlı: “Ben onun babasıyım ey Allah'ın Resûlü!” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) etrafındakilerden bazılarına bakıp onlara onu sordu. “Hayırdan başka bir şey bilmiyoruz” dediler. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Evli misin (muhsan mısın)?” dedi. “Evet” dedi. Bunun üzerine emretti ve (genç) recmedildi.
(Lalcâc) dedi ki: Onu çıkardık, (iyice yerleşinceye kadar) onun için çukur kazdık, sonra onu taşlarla taşladık, nihayet hareketsiz kaldı. Bir adam gelip recmedileni sordu. Onu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) götürdük ve: “Bu, o habis (adamı) sormaya geldi” dedik. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “O, Allah katında misk kokusundan daha hoştur” buyurdu. Meğer (gelen) onun babasıymış. Onu yıkamasında, kefenlemesinde ve defnetmesinde ona yardım ettik. -(Râvi) “ve onun cenaze namazında” dedi mi demedi mi bilmiyorum.-
Bu, Abde'nin hadisidir ve o daha tamdır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4435, Kitap 40, Hadis 85