Yavaş ol ey Hâlid! O öyle bir tövbe etti ki haksız vergi alan onu etseydi bağışlanırdı.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4442, Kitap 40, Hadis 92
Sahih
Türkçe meal

Büreyde (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir kadın -yani Gâmid'den- Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve: “Ben günaha düştüm (zina ettim)” dedi. (Peygamber): “Dön” buyurdu. Kadın döndü. Ertesi gün olunca yine ona geldi ve: “Belki Mâiz b. Mâlik'i geri çevirdiğin gibi beni de geri çevirmek istiyorsun. Allah'a yemin ederim ki ben hamileyim” dedi. (Peygamber) ona: “Dön” buyurdu. Kadın döndü. Ertesi gün olunca yine ona geldi. Ona: “Doğuruncaya kadar dön” buyurdu. Kadın döndü. Doğurunca çocukla ona geldi ve: “İşte bu; onu doğurdum” dedi. Ona: “Dön, onu sütten kesinceye kadar emzir” buyurdu. (Kadın) onu sütten kesmiş olarak, elinde yediği bir şey olduğu hâlde getirdi. (Peygamber) çocuk hakkında emretti, (çocuk) Müslümanlardan bir adama verildi. Kadın hakkında emretti, onun için çukur kazıldı. (Yine) emretti ve kadın recmedildi.

Hâlid de onu recmedenler arasındaydı. Ona bir taş attı; kadının kanından bir damla Hâlid'in yanağına düştü; (Hâlid) ona sövdü. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Yavaş ol ey Hâlid! Nefsim elinde olan (Allah'a) yemin ederim ki o öyle bir tövbe etti ki, haksız vergi (mekes) alan biri o tövbeyi etseydi bağışlanırdı” buyurdu. (Peygamber) emretti, onun cenaze namazı kılındı ve defnedildi.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4442, Kitap 40, Hadis 92

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى الرَّازِيُّ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ الْمُهَاجِرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ امْرَأَةً، - يَعْنِي مِنْ غَامِدَ - أَتَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ إِنِّي قَدْ فَجَرْتُ . فَقَالَ " ارْجِعِي " . فَرَجَعَتْ فَلَمَّا كَانَ الْغَدُ أَتَتْهُ فَقَالَتْ لَعَلَّكَ أَنْ تَرُدَّنِي كَمَا رَدَدْتَ مَاعِزَ بْنَ مَالِكٍ فَوَاللَّهِ إِنِّي لَحُبْلَى . فَقَالَ لَهَا " ارْجِعِي " . فَرَجَعَتْ فَلَمَّا كَانَ الْغَدُ أَتَتْهُ فَقَالَ لَهَا " ارْجِعِي حَتَّى تَلِدِي " . فَرَجَعَتْ فَلَمَّا وَلَدَتْ أَتَتْهُ بِالصَّبِيِّ فَقَالَتْ هَذَا قَدْ وَلَدْتُهُ . فَقَالَ لَهَا " ارْجِعِي فَأَرْضِعِيهِ حَتَّى تَفْطِمِيهِ " . فَجَاءَتْ بِهِ وَقَدْ فَطَمَتْهُ وَفِي يَدِهِ شَىْءٌ يَأْكُلُهُ فَأَمَرَ بِالصَّبِيِّ فَدُفِعَ إِلَى رَجُلٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ وَأَمَرَ بِهَا فَحُفِرَ لَهَا وَأَمَرَ بِهَا فَرُجِمَتْ وَكَانَ خَالِدٌ فِيمَنْ يَرْجُمُهَا فَرَجَمَهَا بِحَجَرٍ فَوَقَعَتْ قَطْرَةٌ مِنْ دَمِهَا عَلَى وَجْنَتِهِ فَسَبَّهَا فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَهْلاً يَا خَالِدُ فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَقَدْ تَابَتْ تَوْبَةً لَوْ تَابَهَا صَاحِبُ مَكْسٍ لَغُفِرَ لَهُ " . وَأَمَرَ بِهَا فَصُلِّيَ عَلَيْهَا فَدُفِنَتْ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4442 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü