Allah'ın emrini ilk defa hafife aldığınız şey neydi? Ben Tevrat'ta olanla hükmediyorum.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4450, Kitap 40, Hadis 100
Zayıf
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

-Bu, Ma'mer'in hadisidir ve o daha tamdır.- Yahudilerden bir erkek ile bir kadın zina etti. Birbirlerine: “Bizi şu peygambere götürün; çünkü o hafifletme ile gönderilmiş bir peygamberdir. Bize recmden başka bir fetva verirse onu kabul ederiz ve Allah katında onu delil getirip ‘(Bu) senin peygamberlerinden bir peygamberin fetvasıdır’ deriz” dediler. (Ebû Hüreyre) dedi ki: Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) geldiler; o, mescitte ashabı arasında oturuyordu. “Ey Ebü'l-Kâsım! Zina eden bir erkek ile bir kadın hakkında ne dersin?” dediler. (Peygamber) onlarla tek kelime konuşmadı; nihayet onların Midrâs evine geldi, kapıda durdu ve: “Tevrat'ı Mûsâ'ya indiren Allah adına size yemin veriyorum: Evli iken zina eden hakkında Tevrat'ta ne buluyorsunuz?” buyurdu. “Yüzü kömürle karartılır, teciye yapılır ve sopa vurulur” dediler. -Teciye, zina eden ikisinin enseleri karşı karşıya gelecek şekilde bir eşeğe bindirilip dolaştırılmasıdır.- (Ebû Hüreyre) dedi ki: Onlardan bir genç sustu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onun sustuğunu görünce ona ısrarla yemin verdi. (Genç): “Allah'ım (evet)! Madem bize yemin verdin, (söyleyelim:) biz Tevrat'ta recmi buluyoruz” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah'ın emrini ilk defa hafife aldığınız şey neydi?” buyurdu. (Genç) şöyle dedi: “Krallarımızdan birinin akrabası zina etti; (kral) ondan recmi erteledi. Sonra halktan bir ailede bir adam zina etti; (kral) onu recmetmek istedi. Kavmi ona engel oldu ve: ‘Kendi adamını getirip recmetmedikçe bizim adamımız recmedilmez’ dediler. Bunun üzerine aralarında bu ceza üzerinde uzlaştılar.” Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ben Tevrat'ta olanla hükmediyorum” buyurdu ve emretti, ikisi recmedildi.

Zührî dedi ki: Bize ulaştığına göre şu âyet onlar hakkında inmiştir: “Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik; onda hidayet ve nur vardır. Kendini (Allah'a) teslim etmiş peygamberler onunla hükmederler” (Mâide 5/44). Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de onlardandı.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4450, Kitap 40, Hadis 100

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنَا رَجُلٌ، مِنْ مُزَيْنَةَ ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا عَنْبَسَةُ، حَدَّثَنَا يُونُسُ، قَالَ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ مُسْلِمٍ سَمِعْتُ رَجُلاً، مِنْ مُزَيْنَةَ مِمَّنْ يَتَّبِعُ الْعِلْمَ وَيَعِيهِ - ثُمَّ اتَّفَقَا - وَنَحْنُ عِنْدَ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ فَحَدَّثَنَا عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - وَهَذَا حَدِيثُ مَعْمَرٍ وَهُوَ أَتَمُّ - قَالَ زَنَى رَجُلٌ مِنَ الْيَهُودِ وَامْرَأَةٌ فَقَالَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ اذْهَبُوا بِنَا إِلَى هَذَا النَّبِيِّ فَإِنَّهُ نَبِيٌّ بُعِثَ بِالتَّخْفِيفِ فَإِنْ أَفْتَانَا بِفُتْيَا دُونَ الرَّجْمِ قَبِلْنَاهَا وَاحْتَجَجْنَا بِهَا عِنْدَ اللَّهِ قُلْنَا فُتْيَا نَبِيٍّ مِنْ أَنْبِيَائِكَ - قَالَ - فَأَتَوُا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ جَالِسٌ فِي الْمَسْجِدِ فِي أَصْحَابِهِ فَقَالُوا يَا أَبَا الْقَاسِمِ مَا تَرَى فِي رَجُلٍ وَامْرَأَةٍ زَنَيَا فَلَمْ يُكَلِّمْهُمْ كَلِمَةً حَتَّى أَتَى بَيْتَ مِدْرَاسِهِمْ فَقَامَ عَلَى الْبَابِ فَقَالَ " أَنْشُدُكُمْ بِاللَّهِ الَّذِي أَنْزَلَ التَّوْرَاةَ عَلَى مُوسَى مَا تَجِدُونَ فِي التَّوْرَاةِ عَلَى مَنْ زَنَى إِذَا أُحْصِنَ " . قَالُوا يُحَمَّمُ وَيُجَبَّهُ وَيُجْلَدُ - وَالتَّجْبِيَةُ أَنْ يُحْمَلَ الزَّانِيَانِ عَلَى حِمَارٍ وَتُقَابَلَ أَقْفِيَتُهُمَا وَيُطَافَ بِهِمَا - قَالَ وَسَكَتَ شَابٌّ مِنْهُمْ فَلَمَّا رَآهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم سَكَتَ أَلَظَّ بِهِ النِّشْدَةَ فَقَالَ اللَّهُمَّ إِذْ نَشَدْتَنَا فَإِنَّا نَجِدُ فِي التَّوْرَاةِ الرَّجْمَ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " فَمَا أَوَّلُ مَا ارْتَخَصْتُمْ أَمْرَ اللَّهِ " . قَالَ زَنَى ذُو قَرَابَةٍ مَعَ مَلِكٍ مِنْ مُلُوكِنَا فَأَخَّرَ عَنْهُ الرَّجْمَ ثُمَّ زَنَى رَجُلٌ فِي أُسْرَةٍ مِنَ النَّاسِ فَأَرَادَ رَجْمَهُ فَحَالَ قَوْمُهُ دُونَهُ وَقَالُوا لاَ يُرْجَمُ صَاحِبُنَا حَتَّى تَجِيءَ بِصَاحِبِكَ فَتَرْجُمَهُ فَاصْطَلَحُوا عَلَى هَذِهِ الْعُقُوبَةِ بَيْنَهُمْ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " فَإِنِّي أَحْكُمُ بِمَا فِي التَّوْرَاةِ " . فَأَمَرَ بِهِمَا فَرُجِمَا . قَالَ الزُّهْرِيُّ فَبَلَغَنَا أَنَّ هَذِهِ الآيَةَ نَزَلَتْ فِيهِمْ { إِنَّا أَنْزَلْنَا التَّوْرَاةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذِينَ أَسْلَمُوا } كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4450 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü