Amel edin; herkes yaratıldığı şeye kolaylaştırılmıştır.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4694, Kitap 42, Hadis 99
Sahih
Türkçe meal

Ali (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bakîu'l-Garkad'da, içinde Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) da bulunduğu bir cenazede idik. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip oturdu. Yanında bir değnek vardı; değnekle yeri eşelemeye başladı. Sonra başını kaldırıp şöyle buyurdu: “Sizden hiç kimse, doğmuş hiçbir can yoktur ki Allah onun ateşten veya cennetten yerini yazmış olmasın; (onun) şakî mi, saîd mi olduğu da mutlaka yazılmıştır.” (Ali) dedi ki: Topluluktan bir adam: “Ey Allah'ın Peygamberi! O hâlde yazgımıza dayanıp ameli bıraksak ya? Kim saadet ehlinden ise mutlaka saadete, kim de şekavet ehlinden ise mutlaka şekavete gidecektir” dedi. (Peygamber) şöyle buyurdu: “Amel edin; herkes (yaratıldığı şeye) kolaylaştırılmıştır. Saadet ehli saadete kolaylaştırılır; şekavet ehli de şekavete kolaylaştırılır.” Sonra Allah'ın Peygamberi şu âyetleri okudu: “Kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse, biz onu en kolaya kolaylaştırırız. Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görür ve en güzeli yalanlarsa, biz de onu en zora kolaylaştırırız.” (Leyl 92/5-10)

Sünen-i Ebû Dâvûd 4694, Kitap 42, Hadis 99

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُسَدَّدُ بْنُ مُسَرْهَدٍ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، قَالَ سَمِعْتُ مَنْصُورَ بْنَ الْمُعْتَمِرِ، يُحَدِّثُ عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَبِيبٍ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، عَنْ عَلِيٍّ، عَلَيْهِ السَّلاَمُ قَالَ كُنَّا فِي جَنَازَةٍ فِيهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِبَقِيعِ الْغَرْقَدِ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَلَسَ وَمَعَهُ مِخْصَرَةٌ فَجَعَلَ يَنْكُتُ بِالْمِخْصَرَةِ فِي الأَرْضِ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ فَقَالَ " مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ مَا مِنْ نَفْسٍ مَنْفُوسَةٍ إِلاَّ قَدْ كَتَبَ اللَّهُ مَكَانَهَا مِنَ النَّارِ أَوْ مِنَ الْجَنَّةِ إِلاَّ قَدْ كُتِبَتْ شَقِيَّةً أَوْ سَعِيدَةً " . قَالَ فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ يَا نَبِيَّ اللَّهِ أَفَلاَ نَمْكُثُ عَلَى كِتَابِنَا وَنَدَعُ الْعَمَلَ فَمَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ السَّعَادَةِ لَيَكُونَنَّ إِلَى السَّعَادَةِ وَمَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ الشِّقْوَةِ لَيَكُونَنَّ إِلَى الشِّقْوَةِ قَالَ " اعْمَلُوا فَكُلٌّ مُيَسَّرٌ أَمَّا أَهْلُ السَّعَادَةِ فَيُيَسَّرُونَ لِلسَّعَادَةِ وَأَمَّا أَهْلُ الشِّقْوَةِ فَيُيَسَّرُونَ لِلشِّقْوَةِ " . ثُمَّ قَالَ نَبِيُّ اللَّهِ " { فَأَمَّا مَنْ أَعْطَى وَاتَّقَى * وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى * فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَى * وَأَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنَى * وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَى * . فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَى } " .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4694 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü